cumlearasi

cumlearasi
@cumlearasi
Okuduklarımı değil, beni okuyan cümleleri paylaşıyorum Okurunu düşündüren herkes hoş gelir.
kimseye söylemediğim bir şey var. bazen geceleri uyuyamıyorum. dertlerim olduğu için değil. bir zamanlar hayalini kurduğum hayatı yaşayamadığım için. insan yorulmuyor aslında. insan, içinde taşıdığı “ya öyle olsaydı” cümlesinin ağırlığı altında eziliyor. ve bazı yaralar zamanla geçmiyor. sadece sessizleşiyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
çocukken karanlıktan korkardım. büyüyünce öğrendim ki; asıl karanlık, gözlerinin içine bakıp seni anlamayan insanlarmış.
bazı vedalar söylenmez. bir gün daha az yazarsın, bir gün daha az sorarsın, sonra tamamen susarsın. işte en acı ayrılık budur.
en çok da ne yoruyor biliyor musun? kimsenin seni anlamaması değil. bir gün seni anlayacağını düşündüğün insanların bile sessiz kalması. insan yabancılardan değil, kendine yakın hissettiklerinden kırılıyor.
Bir düşünce vardır; insan onu bulduğunu sanır, oysa düşünce çoktan insanı bulmuştur. Gece, pencerenin camına yaslanmış yağmur damlaları gibi biriktirir bizi. Her damla başka bir hayatın ihtimali, başka bir benliğin gölgesidir. Belki de yaşadığımız ömür, olmak istediğimiz insanların mezarlığıdır. İçimizde konuşmayan binlerce ses, atılmamış adımların sessiz yankısı olarak dolaşır. Zaman dediğimiz şey, saatin akrebiyle yelkovanı arasında sıkışmış bir mekanizma değildir. Zaman, bir annenin yaşlanan elleridir; çocukluğumuzun artık dönmeyen sokağıdır; sevdiğimiz birinin yüzünde fark etmeden beliren çizgidir. İnsan zamanı yaşamaz, insan zaman tarafından yavaşça okunur. Ne tuhaftır ki evrenin en büyük yalnızlığı, boşlukta dönen yıldızlarda değil, kalabalıklar içinde kendi ruhuna yabancılaşmış bir insandadır. Çünkü yıldızlar yerlerini bilir, nehirler yönlerini bilir, rüzgâr nereye ait olduğunu bilir. Sadece insan, kendi içinde kaybolabilen tek varlıktır. Belki de hayatın sırrı cevaplarda değil, sorularda saklıdır. Çünkü cevaplar bir kapıyı kapatır; sorular ise sonsuz koridorlar açar. Ve insan, hakikate ulaştığı için değil, onu aramayı bırakmadığı için değerlidir. Bir gün hepimiz unutulacağız. İsimlerimiz taşlardan silinecek, sesimiz rüzgâra karışacak. Ama belki de mesele kalmak değildir. Belki mesele, bu kısa yolculukta bir kalbe ışık olmak, bir karanlığa küçük bir pencere açabilmektir. Çünkü evren, yıldızların büyüklüğüyle değil; karanlığa rağmen yanmaya devam eden küçük ışıklarla güzeldir.
Hayata Dair