Kadının ahlakının yansıması, erkeğinin karakterinin suretidir; çünkü kadın ondan yaratılmıştır. Dolayısıyla kadının eğriliği erkeğinin eğriliğinden, doğruluğu ve dürüstlüğü ise erkeğinin doğruluğundandır."
ilk defa gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Çok yorgunum. Sadece bedenim değil, ruhum da yorgun. Nasıl düzelecek, nereden toparlanacak hiçbir fikrim yok. Içimde sürekli bir kırgınlık var ve her geçen gün biraz daha artıyor gibi. Etrafımda insanlar var, konuşmalar var, kalabalıklar var ama ben sanki hepsinin dışında kalmış gibiyim. Yanımda gibiler ama aslında değiller. Anlaşılmadığımı hissediyorum. Kalabalığın ortasında tek başıma kalmışım gibi. Her şey üst üste geliyor. Birini atlatamadan diğeri başlıyor. Nefes alacak bir boşluk bile bırakmıyor hayat. Bağırmak istiyorum, içimdekileri haykırmak istiyorum ama sesim çıkmıyor. Gitmek istiyorum bazen, her şeyi bırakıp uzaklaşmak. Ama nereye gideceğimi bile bilmiyorum. Sadece yüklerimden biraz kurtulmak istiyorum. Biraz anlaşılmak. Biraz dinlenmek. Çünkü bu ağırlıkla daha ne kadar yürünür, bilmiyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevgilime…
Koynuna nergis kokuları saklamışsın sanki. Kalbimin hasretle kilitlenmiş odalarını aralamak isteyişim hep bundan. Boynundaki benlere uzun uzun övgüler düzesim geliyor; çünkü insan bazen bir yüzü değil, bir ömrü özlüyor. Sarılmak dindirir mi bu susuzluğu, bilmiyorum. Ama sensiz geçen her gün, burnumun direğinde ince bir sızı bırakıyor. Hayır… Ben de olmalıydım geçmişinde. Geçtiğin sokaklarda, adımlarını bıraktığın kaldırımlarda, çocukluğunun telaşında, gençliğinin toy rüzgârlarında… Saçlarının rüzgâra karıştığı o günlerde, hayatı iki avucunla kavramaya çalışırken, kalbin ilk kez sevmeyi öğrenirken, bir köşede ben de bulunmalıydım. Belki bir serçe olup omzuna konmalı, belki bir gölge olup peşinden yürümeliydim. Yaşamın yükünü birlikte sırtlanmalı, hayatın aceleci telaşına birlikte karışmalıydık.
Irvine Yalom sözleri Artık neyin gerçek olduğunu bilmiyorum kendi gerçekliğimi kendim yaratmışım Hırsı yenmek için daha büyük bir hırs gerekir! Kişinin kendisine dışarıdan bakmasını öğrenmesi gerek. Hayat geçici. Her zaman, herkes için. Ölümü bedenlerimizde taşıyoruz. Ama bunu hissetmek, belli bir ölümü hissetmek çok daha farklı bir durum. Gururlu bir yüceliğe erişmek isteyen ağaç fırtınalı hava ister. Yaratıcılık ve keşif de acıda saklıdır. Bazen kader bizi öyle durumlara düşürür ki, doğruyu yapmakla yanlış yapmış oluruz. Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir. Doğum günleri, hayatımızın geçip gitmekte olduğunu hatırlatan hazin işaretlerdir ve doğum günlerini kutlamaktan amaç hüznü inkar etmektir. Yalnızlık, hastalıkların üreyebileceği en uygun ortamdır. Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum. Psikolojik gözlem, yaşam yükünü hafifletebilmenin en uygun yollarından biridir. Kendinizle gurur duymak istiyorsanız, gurur duyabileceğiniz şeyler yapın. Bizim kardeş beyinlerimiz vardır; yarım sözcükler, yarım cümlelerle, yalnızca hareketlerle birbirimize çok şey anlatabiliyorduk. İnsanlar vedalaşırken genellikle olayın sürekliliğini inkar eden sözler dile getirmeyi severler.
1000Kitap
Gün aydı. Gözlerimle gördüm.
Hiç uyumadım. En gülümser fotoğrafıma "Yorgunsun." diyorlar. "Hayır, iyiyim aslında." diyemiyorum. Denmiyor. Yorgun görünüyorsam yorgun görünüyorum çünkü. Sanırım artık cidden yaşımı gösteriyorum. Çektiğim onca yorgunluk bedenimde birikmiş demek. Ben geri dönüşlere inanmam. Düzelen, iyiye giden şeyler elbette olabilir ama unutmaz ki insan. Unutamaz ki. Mutluyum dediğinde fısıldar kulağına geçmiş. Geçmişi yaşamadığın haline dönemezsin. Görmezden gelirsin, duymazdan gelirsin. Gamsız pezevenk değilsen; böyle de yaşamayı öğrenirsin.
Duygu ve Düşünce
📌 *Avret Yerleri ve Mahremiyet* 👉 *İslâm dini,* insanın şeref ve haysiyetini korumak için *avret ve mahremiyet* hususuna büyük önem vermiştir. Avret yerlerini örtmek, sadece bir edep meselesi değil, Allah Teâlâ’nın emridir. 👉 *Kur’ân-ı Kerîm’de* şöyle buyrulur: _“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek elbise indirdik...”_ (A‘râf, 7/26) ❗ Mümin erkek ve kadın, Allah Teâlâ’nın *belirlediği ölçüler* içerisinde giyinmeli, avret yerlerini örtmeli ve başkalarının avretine bakmaktan sakınmalıdır. 👉 *Avret* , kişinin kendi cinsine ve karşı cinse göre farklılık gösterir. 🔹 *1.) Erkeklerin Erkeklere Karşı Avreti* 👉 Erkeğin erkeğe karşı avreti, göbek deliğinin altından başlayıp diz kapağının altına kadar olan bölgedir. Göbek deliği avret değil, diz kapağı avrettir. Bir erkeğin *avret yerlerini açması* haram olduğu gibi, başka bir erkeğin de bu bölgelere bakması haramdır. ❗ Top oynarken, yüzerken, hamamda bulunurken, gezerken veya başka herhangi bir durumda avret yerlerinin açık olması caiz değildir. 🔸 *2.) Erkeklerin Kadınlara Karşı Avreti* 👉 Erkeğin kadınlara karşı avreti de, erkeğin erkeğe karşı avreti gibidir. Buna göre bir kadın, şehvet bulunmadığı takdirde erkeğin göbek ile diz kapağı arasındaki bölge dışında kalan yerlerine bakabilir. *Ancak şehvet* bulunursa veya şehvetten korkulursa bakması caiz olmaz. 🔹 *3.) Kadınların Erkeklere Karşı Avreti* 👉 Kadının yabancı *(namahrem)* erkeklere karşı avreti, yüzü ve elleri hariç bütün bedenidir. Genç kadının, şehvet fitnesi sebebiyle yüzünü örtmesi vaciptir. ❗Kadının kayınbiraderi, amca oğulları, dayı, hala ve teyze *oğulları* gibi kişiler de namahremdir. Özellikle bunlara karşı mahremiyet ölçülerine ve tesettürene dikkat etmesi gerekir.
Din İslam