"Kimileri sinirlendiğini belli etmemek için yanındakilerle şakalaşyordu, kimileri, uğradıkları aşağılanmayı görmemek için, canı sıkkın, önüne, yere bakyor, kimileri de öfkelerini yenemeyip, sahip oldukları silah yalnızca sözcükler olan insanlardan bu kadar korkan kent yönetimini alaya alıyorlardı."
"Her yere gitmek, çok şey görmek çok güzel. Hayatı anlıyorsun. Halkı hayatın bir kenara itmişler, aşağılanmış, kıvranıyor orada, ama bir yandan da ister istemez, düşünüyor. Ama neyi? Neden kenara itildim? Neden her şey bol, ama ben açım? Ve neden herkes akıllı, ben aptal ve cahilim? Nerede esirgeyen, bağışlayan, yoksul, zengin ayırt etmeden hekesi seven Tanrı? Halk yavaş yavaş hayatından şikayet etmeye başlıyor, Tanrı onu böyle düşünmemeyi sürdürürse bu haksızlığın kendisini boğacağnı hissediyor."