Stalin sınıf çatışmasının devrimle bitmeyeceğine inanır. Aslında bir toplum sosyalist bir devlet kurmaya ne kadar yaklaşırsa, kapitalist sistemden kalan kader mahkumları da çatışmanın dozunu o kadar artırır. 1930'lardan itibaren Stalin, devrim karşıtı saydığı siyasi düşmanlarına yaptığı baskıları haklı göstermek için bu teoriyi kullanmıştır.
"Stalincilik" terimi ideolojiden ziyade birtakım politikaları ve hükümet şeklini anlatmak için kullanılır. Stalin kendi ağzıyla kuramlarla arası olmadığını söylemiştir. Marksist-Leninist ilkelere sadık kalmasıyla övünmüştür.Tüm itirazlarına rağmen komünist siyaset teorisine Sovyet devletinin ve uydularının çehresini değiştirecek iki katkıda bulunmuştur. Bunlar sınıf çatışmasının devrimden sonra da devam ettiğine dair teorisi ve sosyalist devrimierin illaki uluslararası olması gerekmediğini öne süren düşüncesiydi.
Stalin Rus değildi. Kafkasya vilayeti Gürcistan'da dünyaya gelmişti. Asıl adı Iosif Dzhugashvili'ydi. Lenin gibi o da yeraltında faaliyetler yürütürken başka isimler kullandı. Stalin Rusçada "çelik" anlamına geliyordu. Bu isim, işinin ustası yapılı bir adam için iyi bir seçimdi.
iç savaş sırasında Lenin'in ve Troçki'nin desteğiyle Sovyetler Birliği savaş komünizmi denilen bir sistemi uygulamayı denedi. Amaç, gerekirse köylü ailelerin elinden zorla yiyeceğini alarak Bolşevikler için siyasi gücün kaynağı olan şehirlerin gıda ihtiyacı karşılamaktı. Ayrıca hükümet kısa süre içerisinde bir dizi sosyalist politikayı gerçekleştirmeye çalıştı.