Ne gariptir şu insanoğlu... Ne garip... Onun için günler gibi mevsimlerin de kaderi hep aynıdır. Yazın kışı özler, kışın da yazı... Arada ise hep elden kaçırır o güzelim baharı...
Ne gariptir şu insanoğlu... Ne garip... Elinde olanları hiç görmez... Onları bir nimet olarak bilmez... Hep ama hep daha fazlasının peşindedir... Gözü yukarılardadır. Aşağıda olanı hiç görmez... Dünyayı versen ona yetmez... Başını kaldırıp aya göz diker... Onu da ister... Ne hırsı geçer, ne emeli biter, ne de arzusu söner... Ne gariptir şu insanoğlu... Ne garip... Kendisine verilen nimetlerin kıymetini kaybetmeden bilemez. Çocukluktan usanır, bir an evvel büyümek ister. Büyüdükten sonra da çocukluğuna hasret çeker. Mal mülk, şan şöhret uğruna sıhhatini kaybeder, sonunda tutar, sağlığına kavuşmak uğruna ne kazandıysa sarf eder.