Öyle; fakat o yaşlarda gençlerin verdiği coşkunlukla gözler hakikatleri göremez. Gençlikte zevk, insanı çoğu zaman yanıltır. Heyecan derecesinde derin olmayan gençliğin delice hevesleri senelerce sonra düzeltince, birdenbire insan ne görür? Hatalarını… kusurlarını… ve belki cinayetlerini…
Uyuyamıyordu. Yatağından kalkarak acılarını ve yürek çarpıntılarını yatıştırmak için eline bir kitap aldı, bir saatte otuz kırk sayfa okudu; ama okuduğu yerlerden bir sözcüğünü bile anlamamıştı.
Bohçanın içinde ne kadar şeker meyve varsa pencereden aşağı attı. Bir çocuk için bir hazine demek olan bütün o şeyleri acımadan, küçük kızın dünyasını yıkarak ziyan etti.