10/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:05
Suç ve caza kalk baban geldi. Raskolnikov hadi bi içeri bak ben içerde miyim , Ferit t , d , id , Ferid , Matmazel Nuriye , üzülme Nuriye teyze, ben sana asla Noralya demeyeceğim.
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202410bin okunma
9/10
·176 syf.··
2026 68. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:34
Yani çok güzeldi yine soluksuz okudum falan ama bu sefer Logan tam bir hayal kırıklığıydı ya. Anlamadan dinlemeden yaptığı şey berbattı. O mideni bulandıran Kyle'dan falan ne farkın kaldı şimdi senin diye sormazlar mı adama? :D Leonard'ı artık daha çok seviyorum. 5. kitapta neler olur bilinmez ama artık Logan karakterine ısınabileceğimi sanmıyorum. O sahne olmasaydı 10/10 bi kitaptı benim için ama maalesef yazar biraz gerçekçi olmak istemiş sanırım.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202629 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çorap ören bir paladin düşünün :')
7/10
·360 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 02:32
Stephen, Çeliğin Azizi adı verilen tanrının paladinidir. Paladinler tanrılarına hizmet eden bir tür şövalyelerdir. Çeliğin Azizi yaklaşık 3 yıl önce aniden ve beklenmedik bir şekilde ölür. Tanrının paladinlerinin bir kısmı ya delirmiştir, ya kendini öldürmüştür ya da bir şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı yedi paladin becerir ve bunlardan biri de Stephen'dir. Tanrısız kalan paladinlere Sıçan tarikatı kucak açar ve paladinler hayata tutunmak için bir amaç elde ederler. Tanrısının ölmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Stephen, kendine bir amaç edinememiştir. Ruhundaki boşluğu dolduramadan hayatına boş bir kabuk olarak devam eder. Ta ki Grace ile karşılaşana kadar. Grace, Analık haydutlarından kaçarken kendini paladinin kolları arasında bulur ve ikili bu şekilde bir tanışma yaşarlar. Grace bir parfümcüdür ve Stephen'in kokusuna hayranlık duyar. İnsanın aklına erkek kokusu denilince odunsu ve baharatlı bir koku düşer. Ne var ki Stephan sadece zencefilli kurabiye gibi kokar. :D Bu ikili bir araya gelince siz düşünün gerisini. Gerçekten bu kadar güzel uyumlu, birbirini tamamlayan bir çift çok ender bulunuyor kitaplarda. Ben diyaloglarını okurken hep bir tebessüm eşlik etti bana. Stephen'in korkularını yıkması, Grace'in artık kaçarak bir yere varamayacağını anlaması ve en sonunda da birbirlerine teslim olmaları çok güzel işlenmişti. :') 7 puan vermemin sebebi ise aksiyonun yok denecek kadar az olmasıydı. İşin içinde tanrılar olunca ben beklentiyi biraz yükselttim sanırım. Ama ona rağmen kitap su gibi aktı. Rs döneminde olduğum şu günlerde bana ilaç gibi geldi. :') 2.kitap çıkmak üzereymiş, çıktığı gibi alıp okumayı planlıyorum. Çünkü bu ikilinin başına neler gelecek merak içindeyim. Kitapla kalın.
1000Kitap
Paladin'in AşkıT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma
Sahil kənarında etiraf
9/10
·196 syf.··
2026 13. kitabı
Həm hekayənin daha da dərinləşməsi, həm də obrazların hisslərinə nəzər salması məni olduqca şad etdi. Bu səbəbdən əslində qiymətim 4.5☆-dur. Lakin burda yarım bal vermək olmur, təəssüf ki. Obrazımız ölü bir bədənə keçən bir canlı olsa da, artıq insani dəyər və duyğuları anlamağa, iliklərində hiss etməyə başlayıb. Bunu son bölümdə görmək mümkündür. Yoshiki ilə danışanda sevgidən bəhs etməsi elə bunun ən böyük nümunəsidir. O bir hissə sahibdir ki, ona zərər verməkdən çəkinir və beləcə dağlara geri qayıtmaq istəyir. Biz də eynilə Hikaru kimi sevdiklərimiz üçün daha yaxşısı oldusun deyəv ya qorumaq məqsədli özümüzü uzaqlaşdırırıq. Bu nə qədər ağrılı bir prosses olsa da, bəzən edəcək başqa bir seçim şansı qalmır insanın əlində. -"An' I— well, being with you has been so much fun... I might just be subatitute fer Hikaru but— you've done so much fer me. I love you, Yoshiki. I don't know what this feelin' is, if it's romantic love or platonic love. But no matter what, that's how I feel."—Hikaru
光が死んだ夏 5 [Hikaru ga Shinda Natsu 5]Mokumokuren · 角川 [Kadokawa] · 202442 okunma
Ruhumu gözardı etmə, ey yoldaş!
8/10
·180 syf.··
2026 11. kitabı
Bu volume çox da bir hadisə olmadı. Ancaq obrazların arasında olan əlaqələrə daha çox toxunmağa başladılar. Bu da hekayəni növbəti volume-larda kompleksləşdirməyə kömək edəcək. Bu manganın getdikcə həyat və canlı olmaqla bağlı daha da çox düşündürməsi xoşuma gəldi. Ona görə bir neçə "quoto" paylaşacam sizinlə. "If he wants his wounds to heal, they will heal, but he doesn't feel any pain. So he doesn't think of healing them. If it's a life threatening wound then of course it will be healed" — Bu hissədə, məncə, həyatdakı ağrı və əzablarımızın sadəcə bizim öz əməyimiz və fərqindəliyimizlə düzələcəyini yaxşı vurğulayıb mangaka. Bilirəm mən də bu çoxda bilinməyən bir şey deyil, ən azından xoşdur oxumaq. "Life... being dead and being alive. Ain't they the same thing? What matters is to be living?" — Valla mənə də arada bu düşüncələr gəlir və özünəqəsd seçimini gözdən keçirirəm. Am js kiddin' "What does it mean to have life? It is not like ya disappear from this world when you die. The form of yer soul just changes. It is not like you become seperated. They go through birth and death but souls won't be lost. They're always by your side." — Bu çox romantik bir baxış bucağıdır. Hər bir insan unudulmağa məhkumdur, əgər nəsə edən tarixi bir fiqur deyilsizsə. Hər kəs unudulur və önəmsənmir. Yaşayarkən belə bəzən bunu sizə qarşı edilir. Ruhunuzu gözardı etməyəcək şəxsləri tapmalısız.
The Summer Hikaru Died, Vol. 3Mokumokuren · Yen Press · 202449 okunma
7/10
·162 syf.··
2026 49. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 03:45
Bazen insan, adalet yerini bulmadığında geriye ne kaldığını düşünüyor… Duygularım biraz karışık açıkçası. Çünkü kitap çok iyi değildi ama kendini okuttu mu? Evet, kesinlikle okuttu. Özellikle sonu aşırı merak uyandıracak yerde bittiği için ikinci kitaba direkt başlamak istiyorsunuz. Küçük yaşta korkunç bir travma yaşayan bir kadının, yıllar sonra kendi adaletini sağlamaya çalışmasını okuyoruz. Beni kitaba çeken şey Lana’nın yaşadıklarından sonra ayağa kalkmayı seçmesi oldu. Evet, seçtiği yol korkunç. Bunu tartışmıyorum zaten. Ama yine de bu, onun hayatta kalma şekli gibi geldi bana. Hayatı elinden alınmış birinin, o küllerin arasından çıkmaya çalışması gibi. Kadın olmak sürekli tetikte olmak demek biraz da. Karanlık bir sokakta yürürken anahtarın sivri ucunu parmaklarının arasına almak. Arkadan gelen ayak sesinden gerilmek. Önümüzde yürüyen bir kadın korkmasın ve yine bir kadın olduğumuzu anlasın diye ses çıkarmaya çalışmak. Sürekli etrafı kontrol etmek. Bunlar çoğu erkeğin hayatı boyunca düşünmeden yaşadığı şeyler belki ama biz kadınlar bunu her gün hissediyoruz. O yüzden kitapta anlatılan öfke bana yabancı gelmedi. Zaten beni kitapta tutan şey de buydu. Kadın hikâyeleri beni her zaman çeker çünkü gerçek hayatta da bitmeyen bir adaletsizlik var. Bu kitap da tam olarak o hissin üstüne kurulmuş gibiydi. Eksileri çok vardı evet ama buna rağmen elimden bırakamadım. Çünkü anlattığı şey sadece bir intikam hikâyesi değil aslında. Bir kadının elinden alınan hayatının öfkesi biraz. Çünkü gerçek hayatta da kadınların yaşadığı adaletsizlikleri her gün görüyoruz. Çoğu zaman hak eden insanlar hak ettiği cezayı almıyor. Bu arada belirtmek isterim ki gerçek hayatta şiddetin çözüm olduğunu düşünmüyorum ama kitap zaten insanı tam olarak bu rahatsız edici sorgunun içine
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026572 okunma