Kelimeler böyleydi işte. Bazı kelimeler vardı ki başını döndürür, aşkla bağlardı insanı kendine. Ve bazıları vardı ki kurşundan daha ağır, bıçaktan daha keskin olurdu. Karşındakini yaralar, belki de öldürürdü yavaş yavaş.
Bazı çocuklar şanslı doğardı. Bazıları ise doğduğu gün ölmeyi dilerdi. Annesinin bile sevmediği çocukları hayatları boyunca başka kim sevebilirdi ki? Ailesi tarafından sevgi görmeyen her çocuk her gün biraz daha eksilerek büyürdü.
İnsanlar çoğunlukla acılarını paylaşmazdı. Kalplerinde taşır ve yüklerini ağırlaştırmayı seçerdi. Sorunlar çoğaldıkça onların ağırlığını hayatlarımızdaki insanlara bağlar ve onları kırmaya başlardık. En nihayetinde acılarımız üzerimize yığılmış olurdu ve biz yapayalnız kalırdık.