Şeyin hep kendisi kaldığını, hiç değişmediği ni mi sanıyorsun? Hayır. Her şey akar. Buraya gelirken okyanusu geçtiğini unuttun mu? Okyanusun suları akar ve akarken değişir. Aynı suya iki kez giremezsin. Balıklar nasıl suda yaşarsa, biz de zamanda yaşıyoruz ve zamanla birlikte değişrnek zorundayız.
"Çünkü oturup kaderin gerçekleşmesini beklemek yetmez Elena. Tıpkı aklına bir fikir geldiğinde oturup gerçeğe dönüşmesini beklerneye benzer. Birinin o fikri hayata geçirmesi gerekir. Birinin kader adına harekete geçmesi gerekir."
Bu benim kulağıma eski bir düşünce tarzı gibi geli yor. Eski düşünce tarzına göre, elinde ne kadar çok şey olursa olsun, daima eksik bir şeyler vardır. Eksik olan bu daha fazla şey'e verdiğin isim tutku. Ama bahse girerim ki yarın istediğin tüm tutku da sana sunulsa kovayla tutku verilse hemen başka bir eksik bulup onun yoksunluğunu yaşayacaksın. Bu bitmek bilmez tatminsizlik, eksik daha fazla şey özlemi bizim pekala kurtulduğumuz bir düşünce tarzı bana kalırsa. Hiçbir şey eksik değil.
Eksik olduğunu düşündüğün şey bir yanılsama. Bir yanılsama yaşıyorsun."