Ceren Temür

Ceren Temür
@dailyroutinebooks
good films and books make your life better
Psikolojik Danışman
Yüksek Lisans
Ordu
17 Eylül 2002
55 kütüphaneci puanı
344 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·195 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 11:43
Cehalet, mutluluktur derler. Köy Enstitülerinden günümüze eğitimde sayılı devrimler, yenilikler oldu ancak şu insanımız bir değişemedi, fikirlerin devrimi bir türlü yaşanamadı. Okudukça diyorum ki 'şimdi de aynı insan, bunca yıl boşa geçmiş'.. O zamanlar halk bilinçsiz, yoksulluk içinde ve cahil ama hâlâ okul kurmaya, okumaya, eğitilmeye hevesleri var. Şimdikiler bolluk, zenginlik içinde ve eğitime ayrılan bütçeye bakıldığında elde kocaman bir sıfır var. Eğitime verilen önem ortada. Ancak bilinmiyor ki bir toplumun devrimi eğitim politikalarının iyileştirilmesinden geçer. Bildiğim tek şey var. Asırlar da geçse Beyaz Zambaklar Ülkesi olamayacağız. Mahmut Makal'ın köy ağzını ve dilini ustalıkla ve sadelikle kullanması kitabın akıcılığını artırmış. Köy Enstitülerinde yetişmiş bir öğretmen olarak fikirleri neslimize ışık tutuyor. Okurken koşullarımızı düşündüm. O dönemde taş olsam çatlarmışım. Sabır en büyük nimetmiş. Köy Edebiyatı ve Toplumcu Gerçekçi eserlerin yeri bende çok ayrı. Mahmut Makal'ın ruhu şad olsun. Böyle gerçekçi bir eseri bizlere sunduğu için ne kadar teşekkür etsek azdır.
Bizim KöyMahmut Makal · Literatür Yayıncılık Dağıtım · 20241,564 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2025 1. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 10:50
Kurt ve kuzuların sayısız olduğu bu canım ülkemde bir uzlaşıya varabilecek miyiz bakalım? Üstün Hoca'nın yarattığı "Kuzular Vadisi" ütopyasını çok sevsem de bu tarz iyileştirmelerin günümüzde ve gelecekte pek mümkün olamayacağını düşünüyorum, ne çok kurt ne de çok kuzu olmak, ikisi de faydasız, Üstün Hoca'nın da dediği gibi insan olmak, iyiyi de kötüyü de kendine saklamak, kötü düşünürsem kendime zararımdır, iyi düşünürsem kendime faydalıyımdır, işte bu kadar basit, kuzu ve kurt olmadan iyi bir insan olabilmek... İnsanlığın doğasında da bu yok mudur?
Kuzular VadisiÜstün Dökmen · Remzi Kitabevi · 2012202 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 4. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 23:35
Herkese selam. Bugün Gabriel Garcia Marquez kaleminden çıkmış belgesel niteliğinde bir kitap olan Şili'de Gizlice: Miguel Littin 'in Serüvenini inceleyeceğim. İncelemeye geçmeden önce sinemaya benim gibi merakı olan ve önem veren okuyucuların bu kitabı zevkle okuyacağını düşünüyorum. Belgesel tarzında olması Marquez'in diğer kitaplarına göre okumayı zorlaştırıyor. "Nasıl yani?" derseniz, kitap Littin ile bir röportaj sonrasında kaleme alınıyor ve derleniyor. Bu noktada öncesinde Littin'in hayatına ve kariyerine dair okuma yapılmasını öneriyorum. Ben yine de kısaca bahsedeceğim. Miguel Littin, Şili'li yönetmen.. 9 Ağustos 1942 yılında Santiago'da doğmuştur. 1973 yılındaysa Pinochet’nin askeri darbesinin ardından ülkesinden kaçmak zorunda kalmış ve yaşamını Meksika ve İspanya’da sürdürmüştür. Darbeden 12 yıl sonra ülkesine dönmesi hâlâ yasakken, kaçak bir şekilde ülkesine dönmüş ve darbe sonrası ülkenin ve halkın durumunu gizlice filme çekmiştir. Kitapta ise 1973 yılında Şili'deki darbe sonucu ülkesinden kaçan ve kendi kimliği dışında bir kimlik yaratan Littin'in serüvenini, aynı zamanda diktatör Pinochet dönemini de metinle birlikte eş zamanlı okuyoruz. Kaçak olarak yaşadığı ülkesinin darbe sonrası durumunu tüm dünyaya göstermek için 3 ayrı ekiple filmler çeken, sahte bir pasaportla, sahte bir yüzle ve kılıkla başka ülkenin vatandaşı gibi ülkesine kaçak giren ve yakalanmamak için bedel ödeyen, özgürlük düşkünü, sinema sevdalısı bir yönetmeni anlatır Marquez, hem de onun öyküsüne birebir sadık kalarak.. Kendi üslubuyla ancak Littin' in mizahi anlatısını bozmadan.. "Filmcilik işinde olan herkes, kendini kaptırmış bir kameramanı zapt etmenin ya da onu yönetmenin olanaksız olduğunu bilir." Ayrıca kitabı okuduktan sonra yönetmenin ulaşabildiğiniz filmlerini
Şili'de GizliceGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20231,129 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2024 09:11
Yorgos Lanthimos'un son zamanlarda vizyona giren filmi Poor Things'i izlemeden önce Alasdair Gray'in romanını okumak daha cazip geldi ve iyi ki okudum! Gray'in erkek egemen topluma karşıtlığı ve eleştirisi, feminist anlatısı oldukça cesur. Bella Baxter'ın dünyayı ve cinselliği keşfedişi, Dr. Hooker ve Bay Astley arasında geçen entelektüel ve derin diyaloglar, kitabı hiç sıkılmadan sonuna kadar okumamda yardımcı oldu. Filmi izleyeceğim için sabırsızlıkla okuduğumu inkar etmeyeceğim. Frankenstein anlatısı olması da kitabı daha okunur kılıyor, Gray klasik bilim-kurgunun ötesinde yaratıcı-özgün bir anlatıya sahip.. Kitapta uzun uzun mektuplar okuyor ve kapitalist- otoriter sistemi kara mizah eşliğinde anlamlandırmaya çalışıyoruz, Gray Viktorya dönemini hicvederken başarı sağlamış ve bu çok katmanlı anlatım kitabın akıcılığını bozmadı. Gray'in feminizm üzerine notları da bu noktada çok değerli. Eğitim, din, politika, tıp, hukuk, istihdam alanında kadınların katılımı ve ön planda olması üzerine göndermeleri tatmin ediciydi. Dr. Hooker'ın egemen erkek otoritesine karşıt olarak Bay Astley'in feminizmi savunuşu güçlü diyaloglarla aktarılmıştı. -"Siyaset lağım çukurlarının doldurulması ve boşaltılması gibi pis bir iştir ve kadınların bundan uzak tutulması gerekir." +"Birleşik Devletler' de biz kadınların entelektüelliğine ve eğitimine çok önem veririz." Ayrıca kitabın 16. bölümünde evrensel konu başlıklarının yer alması yazarın sadece kurgu yaratmadığını aynı zamanda okura farkındalık oluşturmak ve toplumsal mesaj vermek gerektiğini vurguluyor. Mesela sosyalizm, komünizm, serbest ticaret ve kölelik hakkındaki görüşleri okurlar tarafından eleştiriye açık hâle gelmiş. "Herkes kendini sıcak tutacak bir dış kabuk bulmak zorunda, ceplerinde para bulunan iyi bir palto gibi. Ben
ZavallılarAlasdair Gray · İthaki Yayınları · 20241,155 okunma
10/10
·224 syf.··
2023 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2023 23:20
Herkese selam! Bugün soluksuz şekilde okuduğum ve ilk Agatha Christie kitabım olan On Kişiydiler’in incelemesiyle geldim. Bence hiç Christie okumadıysanız bu kitap başlangıç için çok uygun olacaktır. SPOİLER YOKTUR. İncelemeyi rahatça okuyabilirsiniz. :) “Şimdi anlıyorum ki, hiçbir sanatçı yalnızca sanatıyla yetinemez. Yadsıyamayacağı bir ihtirasın tutsağı olur: Ün!” Kimsenin yaşamadığı gizemli bir adaya on davetli başlarına geleceklerinden habersiz gelir. Davet eden kişi ortada yoktur. Katil on kişiden biridir ama kim? Kitabı merakla okurken katilin kim olduğunu sürekli sorgulayıp durdum hatta isimlerin altını çizip tamam ya kesin bu dedikçe şüphelendiğim tüm isimlerin birer birer öldürüldüğüne şahit oldum. Kurgu o kadar zekice yazılmış ki, kitabın sonuna kadar katilin kim olduğunu asla tahmin edemiyorsunuz. Agatha Christie kalemini bu kitapla tanıdığım için çok mutluyum. Ayrıca kitabı okurken aklıma The Menu filmi geldi. Film biraz daha farklı kurgulansa da yönetmenin yazardan etkilendiği bariz. Ayrıca filmi de izlemenizi öneririm. Kitapta tekerlemenin en başta verilmesi küçük bir spoiler olsa da senaryo çok farklı gelişiyor. Dolayısıyla tekerlemeye spoiler olarak bakmıyorum. Kitabı polisiye seven ve sevmeyen herkese öneriyorum. İlk defa polisiye kurgu okudum ve genellikle tercih etmediğim bir tür. Polisiye diyebilir miyiz? Bu sorunun cevabı bence hayır. Daha çok gizem diyebiliriz. Çünkü olayları biz çözümlüyoruz polis değil. Kitabı 4 günde bitirirerek bu ayın rekorunu da kırmış oluyorum. Reading Slump yaşayanlara da şiddetle öneriyorum.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma