Sevil Atasoy, suç ve suçlu kavramları üzerine, sıradışı vakalar ve ilginç bilgiler içeren kitaplarıyla dikkatimizi çekiyor. Bu kitabında ele alınan konu 'casuslar'. Filmler, diziler ve ana karakterin güçlü bir ajan olduğu kitaplarda; zekalarına, herhangi bir görevi ustalıkla bitirmelerine hayranlık duyuyoruz. Fakat bu kitap yine sıradışı örnekleriyle konuya tamamen farklı açılardan yaklaşıyor.
Öncelikle kitabın adından da anlayacağınız gibi kusursuz değiller; aşk, alkol, daha çok para gibi zaafları var. Aslında mesleklerinin temeli aldatmaya dayalı olduğu için, her iki tarafla hatta bazen üç dört tarafla da iş birliği yapıp, güvenilmez olabileceklerini kabul etmek gerekiyor. Ama yine de hayranlık duyulacak bir yanları varsa, o da yıllar boyunca tarihe not düşen birçok olayda kilit rol oynayabilmeleri. Bunu iyi anlamda da kötü anlamda da düşünmek mümkün.
Benim gibi yazarın kalemiyle ilk defa tanışıyorsanız, kitabın başlarında bir adaptasyon sorunu yaşayabilirsiniz. Bunun nedeni okudukça farkedip hayran olduğunuz, yazarın bilgi birikimi. Her sayfada son derece net ve yalın bir bilgi akışına kapılıyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe bu akışa alışıp, daha dikkatli ve keyifle okuyorsunuz.
Her bölüm ve konunun sık bahsedilmeyen yönlerinin ele alınması oldukça ilgi çekici ama benim en çok bu casusların kusursuz cinayet sayılabilecek yöntemlerle öldürülmeleri ilgimi çekti. Neden milimetrelik metal bilyelerin içindeki zehirle ya da radyasyon bulaştırılarak öldürüldüklerini de okudukça anlıyorsunuz.
Kitap, kadınları kendine aşık etmekle görevli Romeo'lar, Kıyma Operasyonu, Mata Hari hakkındaki gerçekler gibi oldukça ilginç birçok örnek ve tarihi olayı içeriyor. Hem polisiye hem de tarih severlerin ilgiyle okuyacağını düşünüyorum.
"Ne kadar doğru söylemişti. İnsanoğlu kendini her şeyin merkezinde ve en üstün ırk zannediyordu. Belki de şu andaki bilgi birikimimiz bu olayı ancak bu kadar yorumlamamıza izin veriyordu."