Yazarın tüm kitapları gibi bu kitabı da sizi düşünmeye teşvik edecek. Hayata ve insanlara dair onlarca konuyla ilgili yapılan keyifli sohbetler var kitapta ama kitabın başında aklınıza düşen soru daha çok sohbetin taraflarıyla ilgili.
Teknolojinin, özellikle de telefon ve tabletlerin insanları yalnızlaşmaya ittiği bir gerçek. Bahattin Bey, kitap boyunca dijital asistan Siri ile sohbet ediyor ya da sohbet ettiğini düşünüyor diyelim. Bu konudaki sürpriz kitabın sonunda. Ama tam da bu noktada bir zamanlar büyüleyici gelen yapay zeka kavramının bu kadar gelişmiş olması iyi bir şey olamaz huzursuzluğunu yaşıyorsunuz. Sohbet edecek hiç kimse kalmadı diye düşünüp, doyurucu, felsefi ve sorgulayıcı sohbetlerimizi yapay zeka ile yapacağımız günler yakın mı acaba?
Kitapta kibir, aşk, arkadaşlık, dürüstlük, düşünce gibi, aklınıza gelebilecek birçok sohbet konusu var. Benim dikkatimi çekenlerden birisi yine yukarıda yazdığım cümleleri düşündürüyor. Siri: "Sizler, özellikle bu çağda, sürekli içinde yaşadığınız zamanı suçlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz..." diyor. İster istemez, seçimlerimizi aklıma getiriyor bu tespit. Teknoloji zararlı evet ama biz de onun gönüllü köleleri değil miyiz?
Son derece keyifli, hikayelerle desteklenmiş, okuru yormayan ama düşündüren bir kitap, tavsiye ederim.
"Herkes kendi hayatının müneccimidir. Başına gelebilecekleri önceden tahmin edemeyen ya da yönlendiremeyen kimse yoktur şu hayatta. Nasıl ki miskinlik yapan da çalışan da yaptıklarının sonuçlarını az çok tahmin edebiliyorsa yüreğinin sesine kulak veren ile vermeyen de hayatın getirip götüreceklerini az çok tahmin edebiliyordur."
"Aslında insanın bütün çelişkileri, yanlışları önce kendine ihanetiyle başlar. Yani insan tertemiz yüreğini karartmaya, kendi kendine yaptığı bu amansız kötülükle başlar."