Bir Sinan Yağmur kitabı okuyorsanız, düşünmeye, duygudan duyguya sürüklenmeye de hazır olmak gerekiyor. Bu kitap önce kendi bakış açısından Neyzen Tevfik'in hayatını, son bölümlerde ise bir şekilde belki tanıklıkları belki de yolları kesiştiği için hayatına dokunduğu insanların, onun hakkındaki görüşlerini içeriyor.
Peki nasıl okunmalı derseniz; burada da yazar Sinan Yağmur'un söylediklerine kulak vermek gerekiyor. 'Zor insanları değil, kendisi olan insanları anlamak zordur' diyor ve sonra şu cümleleri ekliyor: "Biz size sırı harf, kelime, cümle olan bir Neyzen aynası tuttuk. Sen bakma surete, sireti gör, diyerek sustuk..."
Yani, eğer Neyzen'i anlamak istiyorsak, tüm ön yargıları kapıda bırakmanız gerekiyor. Çünkü o kendi olmaktan başka bir şey yapmıyor hayatı boyunca. Yazarın da belirttiği gibi, bir 'hiç' lik yolculuğu bu. Sen ne anladın derseniz; yaşamı süresince değil bir yere, kendine bile sığamamış, varacağı yeri değil sadece yolculuğunu önemsemiş bir insan gördüm diyebilirim. Okunmaya değer, güzel bir eser çıkmış ortaya.
Ben NeyzenSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 2024448 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Herkes kendince bir aşk tarifi yaptı. Oysa aşk tarife sığmaz. Ne seçmektir aşk ne de seçilmek. Ne aramaktır aşk ne de bulmak. Olmaktır aşk, olduğunu bilmeden, olmayı murat etmeden aşkın içinde olmaktır aşk."
"Yalnız ve kendi başına olmak katlanılır gibi değildi. İnsanın başka biriyle, sahte ve zorlama bir sevgiyle değil, aksine gereklilikten doğan, gayri şahsi bir bağ ile bağlı olduğu, diğer yandan salt kişisel arzuya dayalı, rastlantısal ve tek kerelik olmayan bir ilişki kurabilmesi mümkün olmalıydı."