" Yani Osmanlı'nın Kant gibi "meslekten" bir filozofa sahip olmasını beklemek abestir. Osmanlı'da Batı' da gözlemlenen felsefe ekolleri yoktur. Çünkü Batı'nın aksine tefekkür hayatın hamuruna karışmış, somutlaşmış, gerçekleşmiş ve kristalize olmuştur. Çünkü bizim medeniyet anlayışımız ahlâka, yani bilmeye, kılmaya, olmaya dayanır. "