x

Sansüre karşı ve ifade özgürlüğü için yapılan savaş, ka­zanılması gereken büyük bir savaştı, fakat yeni bir deli gömleği haline gelmedi mi?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sayıların, önüne gele­cek tüm canlıları boğmak veya fosilleştirmekle tehdit eden bir lav seli gibi, acımasızca kimlik araçlarımızı teslim aldı­ğı bir dünyada; “normalliğin” , soğukkanlılığı korumak ola­rak tanımlandığı bir dünyada; cinselliğin, iç merkezi koru­manın tek yolunun, kendini vermeden cinsel ilişkide bu­lunmak olmasına yol açacak kadar kolay elde edilebilir ol­duğu bir dünyada; yani atalarının duygularını körelten sa­vunma mekanizmalarını geliştirecek kadar zamanları ol­mamış gençlerin daha dolaysız yaşantıladığı, böylesine şizoid bir dünyada, aşk ve iradenin gitgide sorunlu, hatta bazılarına göre ulaşılması imkansız hale gelmesi şaşırtıcı değildir.
Kayitsizlik Cagi
İç yaşam kuruduğun­da, hissetme azalıp kayıtsızlık çoğaldığında, kişi başkasını etkileyemediği ya da ona hiç değilse gerçekten dokuna­madığında şiddet, temas için şeytani bir gereksinim, en dolaysız yoldan dokunmayı zorunlu kılan çılgın bir dürtü olarak alevlenir. Bu, cinsel duygular ile şiddet suçlarının arasındaki iyi bilinen ilişkinin bir yönüdür. Acı çektirmek ve işkence etmek, en azından kişinin birini etkileyebilece­ğini kanıtlar.
Geçmişte kendimizi yönlendirdiğimiz eski mitler ve simgeler yok artık; kaygı kol gezmekte ve biz, birbirimize sıkıca sarılıp, hissettiklerimizin aşk olduğuna kendimizi ikna etmeye çalışıyoruz.