x

x
@daimonic
inan bilmiyorum
Spinoza'ya göre "arzu insanın özüdür". İnsan, aslen arzulayan bir varlıktır. Doğası conatus dolayı­sıyla onu sürekli arzulamaya iter. O halde arzunun kendisi değildir kötü olan; aksine, hiçbir şey arzulamaz hale gelmek hayatın ateşini söndürmek demektir.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Duygula­rımızı üreten bu mekanizmalardan çoğunlukla bihaberizdir: Kıskanç, aşık, nefret dolu, merhametli veya umutsuz olma­mızın derinlerdeki sebeplerini bilmeyiz. Duygulanıma ma­ruz kalırız, oysa aslolan onu tesis etmektir.
Spi­noza'ya göre bizi biz yapan (ve davranışlarımızı izah eden), doğduğumuzdan beri bizi etkilemiş ve içimizde çok farklı duygular yaratmış karşılaşmalardır (bedenler, fikirler).
Öfke hali bir hortum kadar izah edilebilirdir ve kıskançlığın güneş tutulması kadar rasyonel sebepleri vardır.
Spinoza iki temel bilgi türünü birbirinden ayırır: İlk tür sa­dece, bedenimize ve ruhumuza tesir eden dışımızdaki fikir ve cisimlerle karşılaşmalardan meydana gelir. Bu karşılaşmalar nesnel hakikate değil o hakikate dair temsilimize denk dü­şen imgeler üretir. Spinoza kendimize dair bilgiyi ve dünyaya dair bunun dolayımında elde ettiğimiz bilgiyi "uygun olma­yan" (hatalı, kusurlu, sakat) olarak niteler. Bu, ilk bilgi türü­ dür: Bir şeyin hayali ve kısmi temsilinden yola çıkarak, ona dair oluşturduğumuz kanıdır.