daisy

'Nesnellik' denen öte-beriye zaten hiç ulaşamadığımız, ulaşamayacağımız gibi, tutsağı olduğumuz(sözüm ona) 'öznellik' de, kendi elimizde değildir zaten -ancak 'nesnel' bir biçimde 'öznel'izdir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ancak arada bir, aralarından biri, anlam taşıyan, bizi anlayan, bizim de anlamaya çalıştığımız, bir şeyler anlatmayı denediğimiz bir kişi olur, bizim için - 'kendimiz' gibi bir kişi...
Başka bir bağlamda olsaydı seve seve işbirliği yapacağımız, hatta yalnızca tanışmaktan bile zevk alacağımız biri, aniden, aykırı bir yolla giriverince eylem ortamımıza, tepki veririz - ama suskunluktur ancak yapabildiğimiz; en güçlü tepkimiz, baş çevirmek... Oysa ne de ilginç olabilirdi, o birisiyle, başka koşullara tanışmak...
Biliriz, asıl önemli olan içten yaşadıklarımızdır, yaşayacaklarımızdır -ama, dış gereksinimlerimize, eğilimlerimize, hep, daha çok önem veririz.
Yapmadıklarımız, yapmak istemediklerimizdir -yapamadıklarımız da, yapmak istediklerimiz...