Eskiden İsa'dan önceki zamanlarda Anka diye bir aptal, lanet olası bir kuş vardı; her birkaç yüz yılda bir odun yığıp kendini yakardı. İnsanın birinci dereceden kuzeni olsa gerekti. Ama kendini her yakışında, küllerinden fırlayıp yeniden doğardı. Görünüşe bakılırsa biz de aynı şeyi tekrar tekrar yapıyoruz ama bizde Anka'nın asla sahip olmadığı lanet olası bir şey var. Lanet olası, aptalca bir şey yaptığımızı biliyoruz. Bin yıldır yaptığımız tüm lanet olası, aptalca şeyleri biliyoruz ; bunu bilmeye devam edersek ve hep aklımızda tutarsak, lanet olası cenaze ateşleri yakıp ortalarına atlamayı günün birinde keseceğiz.
"Ne de olsa bugünlerde herkes 'Bana asla bir şey olmaz' diye düşünüyor,bunu biliyor buna kesinlikle emin. 'Başkaları ölür ama ben yaşamayı sürdürürüm. Eylemlerimin sonuçları ve sorumluluklarım yok.' Oysa var.
Sonsuza dek yaşacaklarına öyle eminler ki. Ama sonsuza dek yaşamayacaklar. Bütün bunların uzayda güzel bir ateşle yanan ama eninde sonunda bir yere çarpacak, alevler içinde devasa, kocaman bir meteor olduğunu bilmiyorlar. Onlar alevleri, güzel ateşi görüyor sadece...
Uyuşukluk geçecek, zaman alacak ama başaracağım. Bir yerlerde birileri bana eski yüzümü, eski ellerimi eskiden oldukları haliyle geri verecek. Gülümsemem bile, eski bitkin gülümsemem bile gitti. Onsuz kaybolmuş haldeydim.