10/10
·125 syf.··
2026 189. kitabı
Bazen hayatı fazla ciddiye aldığımızı, her şeyi "mantık" süzgecinden geçirerek kendimizi mutsuzluğa mahkum ettiğimizi düşünüyorum. Erasmus tam da bu noktada imdadıma yetişti. Deliliğe Övgü, aslında akıllı geçinen bizlerin, aslında nasıl da büyük bir yanılgı içinde olduğumuzu yüzümüze vuran o muazzam tokat gibi. Kitabı okurken çoğu zaman "Evet, tam da bu!" dedirten, kendi absürtlüklerimizi gülümseyerek kabul etmemizi sağlayan bir tarafı var. Erasmus bize kusursuz olmaya çalışmanın ne kadar yorucu olduğunu hatırlatıyor. Eğer kendinizle dalga geçmeyi seviyorsanız ve dünyadaki onca maskeli insanın arasında biraz olsun gerçeklik arıyorsanız, bu kitap sizin için bir sığınak. Çok eski bir metin olmasına rağmen, bugünün insanına hala en çok lazım olan şeyi; yani "kendine gülmeyi" öğretiyor.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
9/10
·448 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:50
!!SPOİLER!! Baştan sona çok akıcı ve güzeldi. Normalde dram severim, beni o kadar fazla etkilemez Ama Niyx ın ölümü beni paramparça etti Sonradan gelen bir karaktere bu kadar bağlanacağım hiç aklıma gelmezdi. Sadece bağlanmak da değil, kesinlikle enn çok özgürlüğü hak eden oydu. Sırf bunun için o kadar çok fedakarlık yaptı ki. En kötüsü de bundan kimsenin haberinin olmaması. Herkes onu kötü biri sanırken aslında en büyük kahraman oydu. Onun dışında Alex'in ailesinin kızlarını hiç arayıp sormamaları ve hiçbir şeyden haberlerinin olmaması biraz garip. Alex ölüm kalım savaşı verirken bunlar toprak keşfetme peşinde Sonunda kaiden ile olan ilişkileri biraz daha önplana çıktı. Diğer kitaplarda sadece kısa konuşmalar falandı ama bu kitapta baya baya sevgili oldular sonundaa Alex'in karakter gelişimi de çok güzel. İnanılmaz bir gelişim gösterdi. Sürekli onun bir yerlere gidip onları uyarmasına ama kimsenin dikkate almamasına çok sinirim bozuldu. Kız o kadar sizin için geliyo ikna etmeye çalışıyo ama dalga geçiyorlar. Halbuki sizin iyiliğiniz için.Hele ki sonda o kadar dövüşü kazanıp hiç bir şey yapmamalarııı... çok kötüydü. Bir de her şeyin bir ilaçla saniyeler içinde iyileşmesini çok sevmedim. O kadar yaralanmayla gerçekte olsa yaşayamaz ama küçük bir ilaçla hemen geçiveriyor. Küçük yaralar tamam ama büyükler için biraz daha süre geçse bence daha iyi olurdu,böyle sanki oyun oynuyorlar gibii. Umarım Roka'da diğer kitapta hemen uyanır. Onu da çokk sevdim artık uyansın. Çok güzel bir seriydi son kitabı okumak hem çok istiyorum hem istemiyorum çünkü seriye veda etmek istemiyorum Sanırım güzel bir seri okumanın en kötü yanı bu
GraevaleLynette Noni · Artemis Yayınları · 2023203 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Puan vermedi·576 syf.·
2026 68. kitabı
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları düşünceyi yönlendirir. Zaman Haritaları ise zamanın kendisini yeniden ölçeklendirir. Kitabı okurken insan, tarihin içinde yürüdüğünü değil, tarihin üzerinde yükseldiğini hisseder. Şehirleri, savaşları, imparatorlukları ve insan ömürlerini görmeye devam eder; fakat artık onların arkasında işleyen daha büyük bir mekanizmayı da fark etmeye başlar. Eserin en dikkat çekici yönü, zamanı yalnızca kronolojik bir çizgi olarak değil, katmanlı bir yapı olarak ele almasıdır. Bir insanın ömrü, bir uygarlığın tarihi, bir türün evrimi ve yıldızların yaşam döngüsü aynı düzlemde buluşur. Böylece okuyucu, alışık olduğu tarih algısından koparak çok daha geniş bir perspektife zorlanır. Bu yaklaşım, kitabı klasik tarih anlatılarından ayıran temel teknik özelliktir. Kitap boyunca hissedilen temel düşünce şudur: Karmaşıklık arttıkça kırılganlık da artar. İlk atomlardan günümüz medeniyetlerine kadar uzanan süreç, aslında düzen ile kaos arasındaki hassas dengenin hikâyesidir. İnsanlık burada tarihin efendisi olarak değil, evrenin uzun deneyinin geçici bir sonucu olarak görünür. Bu nedenle eser, tarih kitabından çok kozmolojik bir farkındalık metni niteliği taşır. Edebi açıdan bakıldığında kitabın dili gösterişli değildir; gücünü üslubundan değil, ölçeğinden alır. Okuyucuyu etkileyen şey cümlelerin güzelliği değil, düşüncenin genişliğidir. Kitap bittiğinde akılda kalan belirli olaylar değil, insanın kendi varlığına ilişkin algısının değişmesidir. Bu eserin asıl başarısı, geçmişi anlatması değil; insanı, kendi küçüklüğü ile yüzleştirmesidir. Birkaç on yıllık ömrümüzün, milyarlarca yıllık zaman okyanusunda neredeyse görünmez bir dalga olduğunu hissettirir. Fakat aynı anda, bu devasa sessizliğin içinde evreni anlayabilen tek varlık olmanın ağırlığını da
Zaman HaritalarıDavid Christian · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202313 okunma
8/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:31
“Şiir sevmeyen insan yoktur; sadece ruhundaki şiire denk gelmeyen insanlar vardır. Ve Denizin İncisi, benim ruhumun şiiri oldu. Sümeyye Taşer’in kalemi, insanın içine usulca işleyen bir dalga gibi… Her cümlesi, ruhun en derin yerine dokunan bir incelik taşıyor. Kitabı okurken yalnızca bir hikâye okumadım; kendi içimde saklı kalmış duygularla da karşılaştım. Bazı kitaplar okunur ve biter; bazılarıysa insanın içinde yaşamaya devam eder. Denizin İncisi benim için tam olarak böyle bir eserdi. Kalemiyle ruhunu yansıtan, duyguyu en saf haliyle hissettiren muazzam bir yazarla tanışmış oldum. Dipnot: Sümeyye Taşer’in başka eserlerini de büyük bir merakla görmek isterim. Ve içtenlikle söylemeliyim ki, bu güçlü kalemin bir romanını okumayı da çok isterim.”
Denizin İncisiSümeyye Taşer · Dls Yayınları · 20261 okunma
8/10
··
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Çok güzel aktı ya xd Eksikleri kesinlikle var ama beni aşırı rahatsız etmedi. Bazı sahneler (davranışlar da diyebiliriz belki?) böyle biraz olmamış. Sanki bazı kısımlar sadece 2010lar wattpad etkisinde kalınmış gibi djsj Benim için sıfır sıkıntı çünkü ben de ordaydım :) Öyle hissettiren yerlerde durup mini bir dalga geçip kendi kendime eğlenip devam ettim. Bayadır beğendiğim kitapları bile hızlı okuyamazken bu kitap bana iyi geldi yaralarımı sardı
Find MeAshley N. Rostek · 20215 okunma