Durmuş Ali ÖZBEK

Durmuş Ali ÖZBEK
@dalice
SENSİZ NEYLEYİM?
Ateşinle eridim fokur fokurum, Hasretinle yoğruldum çile dokurum, Hasret mektubunu her gün okurum, Kuş tüyünden yatağı sensiz neyleyim? Gözlerine düşerken hercai çiyler Şu dünyayı verseler âşıklar neyler Şiirimin şifresi hep seni söyler, Kuş tüyünden yatağı sensiz neyleyim? Ey sevgili, yürekte sevgin harlanır, Can kafeste kül olur soğur karlanır Gelmez isen yüreğim buna zorlanır Kuş tüyünden yatağı sensiz neyleyim? Uslanmıyor bu gönül aşka tutulmuş, O derin deryasında susuz yutulmuş, Yutucu girdabından var mı kurtulmuş, Kuş tüyünden yatağı sensiz neyleyim? Özbekoğlu böyledir dünyanın hali. Kimisi ağa olmuş kimi de vali, Kiminin aklı taşkın kimin mali[1] Kuş tüyünden yatağı sensiz neyleyim? 22.03.2023 Konya Durmuş Ali ÖZBEK [1]mali: mal ve parayla ilgili.
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
YAĞMUR OKŞADI SAÇLARIMI ANNE
12 Eylül nelere hatıra olmadı ki; Ve işte senin ölümünde acı bir hatıra oldu anne! Bir telefon sesi duyurdu bu dünyadan ayrıldığını, İnsanlar harman yerine toplanır gibi toplanmış, Kapımızın önünde “ölmüş” diyorlarmış hep, Harman yerine esen rüzgâr gibi, Kadınlardan figanlar esmiş. * Ben sadece sana ulaşmak istiyordum, Yollar bitmiyordu anne! Bir köy dolmuşu üzerinde, Bir tabut içinde karşılaştım gecenin bir dünü, Görmemiştim henüz soğuk yüzünü, Bir ceset torbasında olduğunu bilmiyordum, Adli tıpa ulaşınca fark ettim anne, Sahi seni kim öldürmüştü? Yaşın 92, Sen bir şüpheli miydin anne? * “ Anne! Anne! Anne! ” çığlığımı Bir kendim duydum, Elin diyarında duyuramadım kimseye, Otopsi de neyimizeydi bizim anne? Hangi suça bulaşmıştık? Ya da seni kim öldürmüştü? Yalnız ölmek bir suç muydu benim köyümde? Kesilip, biçilmen mecbur muydu anne? * Yudular, yıkadılar seni, Beyaz kumaşlara sarıp sarmaladılar.
Şiir
GURBET BENİ YAKTI GEÇTİ
Ne bir şiir özündeyim, Ne bir şarkı sözündeyim, Yanan hasret közündeyim, Gurbet beni yaktı geçti. Onca umut ziyan oldu, Sözünde hep cayan oldu, Saklı değil ayan oldu, Gurbet beni yaktı geçti. Gurbet seni bir yaksalar, Boğazında ip sıksalar, Şu yuvanı dağıtsalar, Gurbet beni yaktı geçti. Ayrı kaldım hep sıladan, Yerdik her şeyi tarladan, Uzaktayım ben yayladan, Gurbet beni yaktı geçti. Özbekoğlu zor ayrılık, Ana baba hep sayrılık[1], Gardaşız biz yok gayrılık Gurbet beni yaktı geçti. 15.03.2023 Konya Durmuş Ali ÖZBEK durmusaliozbek@hotmail.com [1]Sayrılık: Bir şeye karşı aşırı düşkünlük, aşırı tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla fizyolojik işlevlerin bozulması durumu
Şiir
GÖNLÜM SAHİLİN SON HAZARINDA
Beynim bir kavgada cebelleşirken, Yürek satılır, köle pazarında. Sahte özgürlükler payelenirken [1] Şu gönlüm sahilin son hazarında[2] Yaralı kalbime bir bahar getir, O reyhan kokunu dünyama yetir, Güller dalında yerlerde tetir[2] Şu gönlüm sahilin son hazarında Gönül kafesinde yürek çaresiz, Yalnızlık dinmiyor neden süresiz, Yalvarış sınırsız hem de keresiz, Şu gönlüm sahilin son hazarında Neden esir etti kent arsızlığı, Yoksa meşru mudur kalp hırsızlığı, Beynim kaldırmıyor bu haksızlığı Şu gönlüm sahilin son hazarında Özbekoğlu ziyan ettin sen beni, Dertler başka başka benim ki yeni, Tanık tutuyorum gör işte seni, Şu gönlüm sahilin son hazarında 12.03.2023 Konya Durmuş Ali ÖZBEK durmusaliozbek@hotmail.com [1] paye: değer, derece, aşama, önem, rütbe.
Şiir
ÖLÜMÜ GÖRMEK Mİ YOKSA MURADIN?
Bir ceylan gibidir incedir beli, Nergis çiçeği mi zülfünün teli, Yürürken estirir bir şimal yeli, Ölümü görmek mi yoksa muradın? Ela gözlerini sevdiğim yârim, Yoksa zindan mıdır kalbinde yerim? Saçının teliyle dardadır serim, Ölümü görmek mi yoksa muradın? Bir nazar eyleyip şu çilemi yaz, Yeter üzme beni bitsin artık naz, Kuruttun kalbimi bu nasıl bir haz? Ölümü görmek mi yoksa muradın? Ak ellerin tutar kara kalemi, Sırtıma yükledin cümle elemi Meşgaleye verdin sen bu âlemi Ölümü görmek mi yoksa muradın? Özbekoğlu şimdi ben ne olayım? Ak düşen saçımı tel tel yolayım, Kırdın her dalımı yetti solayım Ölümü görmek mi yoksa muradın? 14.02.2023 Durmuş Ali ÖZBEK durmusaliozbek@hotmail.com
Şiir