Durmuş Ali ÖZBEK

Durmuş Ali ÖZBEK
@dalice
GERİ DÖNÜLMEZ
Gücüm yetmez şu âlemi gezmeye, Her bir sırrı ayrı ayrı sezmeye, Tespih edip dertlerimi dizmeye, Geçti ömrüm daha geri dönülmez. Gitti aşk kervanı kaldı hicranı, Sürmedim sefanı, bitti seyranı, Sensiz neylerim mülkü devranı, Geçti ömrüm daha geri dönülmez. Takvimler düşer de bir bir ömürden, Sırçası dökülmüş ayna kömürden, Bedenim çürürken, kızgın demirden, Geçti ömrüm daha geri dönülmez. Tüm sevaplar ağır bassa mizanda, Bırakmasa ortada, hem de hazanda, Pişirme ruhumu kaynar kazanda, Geçti ömrüm daha geri dönülmez. Özbekoğlu ömrün bittiği yerde, Mezarım kazılır bilinmez nerde, Hayat sahnesinde kapanır perde, Geçti ömrüm daha geri dönülmez. 15.12.2022 Konya Durmuş Ali ÖZBEK medyaermenek.blogspot.com/2022/12/geri-do... blog.edebiyatdefteri.com/dali1/siir/1464... edebiyatdefteri.com/siir/1464613/ge...
Şiir
Reklam
Bir karar ver
Dost harcayıp pişman olma, Kardeşinle düşman olma, Hak yiyerek şişman olma, Düşünüp de bir karar ver. Bakma yüzsüzün yüzüne, Kanma sahtekâr sözüne, Bir araştır in özüne, Düşünüp de bir karar ver. Akılsızlık başa zarar, Bir gün toprak seni sarar, Son pişmanlık vermez yarar, Düşünüp de bir karar ver. Güçsüze kanat kol olsan, Çaresize bir yol olsan, Meyve veren bir dal olsan, Düşünüp de bir karar ver. Özbekoğlu yazsan çizsen, Dolaşmışı bir bir çözsen, Çürüğü eleyip süzsen, Düşünüp de bir karar ver. 23.12.2022 Konya Durmuş Ali ÖZBEK medyaermenek.blogspot.com/2022/12/bir-kar... edebiyatdefteri.com/siir/1465832/bi... blog.edebiyatdefteri.com/dali1/siir/1465...
Şiir
Bulgur Pilavı
Buğdayı harmandan, taşıdık suya, Seni yemek zordur, bulgur pilavı. İçinde çakıllar yatmış pusuya, Seni yemek zordur, bulgur pilavı. Siniler üstüne, buğdayı döktük Bezleri sererek, yerlere çöktük Bulgur çakılına, topluca baktık, Seni yemek zordur, bulgur pilavı. Değirmene varıp, çuval taşıdık, Kışın yetse diye, ense kaşıdık, İmece misali biz, kaynaş idik, Seni yemek zordur bulgur pilavı. Bulgur pilavı ye, genç tutsun yaşı, Sofranın ağası, her zaman başı, Dişini götürür, bir tane taşı, Seni yemek zordur bulgur pilavı. Bulmak için seni, emek eyledik, Yanına turşuyu, yemek eyledik, Şiirde adını, demek eyledik, Seni yemek zordur, bulgur pilavı. Kebap gördüm diye, ben seni satmam, İmam bayıldıyı yemesem batmam, Besmelesiz sana elim uzatmam, Seni yemek zordur bulgur pilavı.
Şiir
Ben oldum
Rüzgârlar vurunca her bir yaprağa, Iğranıp[1] peşinden düşen ben oldum. Ezildim karıştım kara toprağa, Yoğrulup peşinden pişen ben oldum. Bir güzel gördüm de bilmez ağrımı Duymadı kimseler sessiz çağrımı, Feleğin sillesi deldi bağrımı, Çağrılıp peşinden koşan ben oldum. Gördüğüm o güzel aklımı çeldi, Sevdası başımda bir esen yeldi, Yaşlarım gözümde sanki bir seldi, Doğrulup peşinden coşan ben oldum. Sormadı halimi, ben ne diyeyim, Bir garip ateşte yandım nideyim, Bu aşkın hırkası hardır giyeyim, Dağlanıp[2] peşinden aşan ben oldum. Özbekoğlu bahtın hep açık olsun, Yüreğin yunsun da imanla dolsun, Gülünü koparan dalında solsun, Bağlanıp peşinden keşen[3] ben oldum. 28.11.2022 Konya Durmuş Ali ÖZBEK [1]Iğranmak: kıpırdaşma, harekete geçme [2]Dağlanmak: 1. Vücuduna kızgın bir demirle damga vurulmak. 2. Vücudun herhangi bir yeri kızgın bir aletle veya yakıcı maddelerle tedavi maksadıyla yakılmak. 3.Ateşle alazlanmak
Şiir
TUT ELLERİMDEN
Güllerim soldu da hazan bağımda, Ben aşkı yüklendim gençlik çağımda, Yağan kar eridi gönül dağımda, Sellere karıştım tut ellerimden. Bitmeyen hasrete aklım ermiyor, Hayalin gözümde elim değmiyor, Kıvrım kıvrım dereler sonu gelmiyor, Taşlara vurmadan tut ellerimden. Derin vadilerde çok yollar aştım, Ummana karışıp kabımdan taştım, Yareme deva yok ben buna şaştım, Sarıp da çare ol tut ellerimden. İçimde açılmış derin yara var, Görünmez yaramı gel de artık sar, Bitsin bu çileler çok çektirme yar, Şu halime acı tut ellerimden. Özbekoğlu baksan yârini görsen, Yârin ayağına postunu sersen, Kırk yılın sonunda sefanı sürsen, Bu da rüyam olsun tut ellerimden. 06.05.2022 Konya Durmuş Ali ÖZBEK
Şiir
Reklam