Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir şekilde yaşamak istemesidir."
J.D. Salinger, inanılması zor bir adamdır. Yıllar boyu hayattan kaçmıştır ve kendi seçtiği yalnızlıkla herkesten saklanmıştır. Onun için, sanatı gözler önüne serip sanatçıyı gizlemek, sanatın amacıdır.
Çavdar Tarlasında Çocuklar, diğer bir adıyla Gönülçelen'in baş karakteri Holden'ın ruhunda kendimden parçalar gördüm. Ve kendi hayatımı bir yazar kaleme almış gibi hissettim. Okurun ruhundan anlamak her yazarın harcı değildir. Kameralardan hep kaçan Salinger bundan çok iyi anlıyordu.
Holden Caulfield'ın bir yaprak gibi ordan oraya savruluşu, kendince meydan okuyuşu ve kitabın ilk paragrafından itibaren belli olan kasıtlı umursamazlığı ile okurlarla adeta sohbet ediyor. Bence çoğu kişinin yorumlarının aksine Holden bir ergen değil, insanların "bir parçasını" yansıtan ayna görevinde. Okuduktan sonra o parçayı kesinlikle anlayacaksınız ve o parçaya isim vermek istemeyeceksiniz.