DAMLA

DAMLA
@damlacvdr
14 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·211 syf.·
2026 44. kitabı
Kitap gerçekten denildiği gibi Yeşilçam filminden hallice. Yazarın daha önce Masumiyet Müzesi kitabını okudum. Genelde böyle abartı hikayeler yazmayı seviyor sanırım, tarzı bu ama gerçekten bu kitapta abartmış. Kitabın bir yerinde de zaten Yeşilçam filmlerine atıfta bulunuyor kendisi. Kitabın konusunu aldığı destanların, halk hikayelerinin; filmlerde, dizilerde, gerçek hayatta hep karşımıza çıktığını, hep aynı şeyleri yaşadığımızı söylüyor. Bir ibrahim Tatlıses filmi örnek veriliyordu sanırım bununla ilgili hatta. Yani nereden başlasam bilmiyorum ama tanıtımda ilk aşk hikayesi falan yazınca ben gerçekten bir aşk hikayesi okuyacağım sanmıştım. Okuduğum şeyin aşkla alakası yok. Bir anlık hayranlık, cinsel çekim aşk diye adlandırılmış burada. Bu zorlama, tesadüflerle dolu hikaye beni zaten hiç çekmedi. Onun dışında Cem'in daha 2 haftadır tanıdığı Mahmut ustayı baba yerine koyması falan da zorlama geldi bana. Orhan Pamuk derin bir şeyler yazayım, içine biraz tarihi hikayelerden, Kuran'dan vs.. bir şeyler katayım çabasında olmuş ve bence ortaya çok zorlama bir hikaye çıkmış. Kitap boyunca o kadar çok bahsediliyor ki Oedipus-Kral Laios ve Rüstem-Sührab ikililerinden. Artık bir yerden sonra sıkıyor. Sonuç olarak kitabı pek sevemedim. Tek güzel yanı dili biraz basit olduğu için rahat okunmasıydı. Kitap pek sıkmıyor ama memnun da etmiyor maalesef. Ben biraz beklentiyle okuduğum için çok memnun kalmadım.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·646 syf.·
2026 43. kitabı
Rüzgar Gibi Geçti romanının devamını ve Rhett karakterinin geçmişini anlatma iddiasıyla çıkmış yola yazar ama çok yetersiz buldum. Tabii ki Margaret Mitchell ayarında yazmasını beklemiyorum ama diğer devam kitabını eleştirip de ortaya bunu çıkarması gerçekten kötü. Scarlett kitabını da yakın zamanda okudum ve kesinlikle onu daha başarılı buldum. En azından Alexander Ripley karakterlerin özünü korumuş ve gerçekten bir devam kitabı yazmıştı. Onun sonunu özellikle çok oldu bittiye getirilmiş gibi bulmuştum en hoşuma gitmeyen tarafi buydu. Ama iki kitabın da ortak noktası şu ki; Rhett ve Scarlett dışında alakalı alakasız, dıdısının dıdısı bir sürü karakter tanıyoruz ve haklarında sayfalarca bilgi ediniyoruz ne gerek varsa. Bu kitapta mesela Rhett'in kız kardeşini, onun kocalarını, çocuklarını uzun uzadıya anlatmış yazar. O da yetmemiş Belle Watling karakterinin bütün geçmisi, akrabaları geniş bir şekilde yazılmış. Rhett ve Scarlett yan karakterler gibi kalmışlar. Rhett Butler'i, ailesini, geçmişini okumak güzel tabii ki ama Rhett'ten daha fazla yer verilmemeliydi bu karakterlere bence. Ayrıca kitapta uzunca bir süre Rüzgar Gibi Geçti döneminde anlatılan şeyleri okuyoruz. Yani aynı olayları bir de bu yazarın daha zayıf anlatımıyla okuyoruz. O beklediğimiz devam kısmına epey sonra geçiyoruz ve sabırsızlık yaratıyor bu. Savaş yılları da yine bütün detayıyla anlatılıyor tabii. Sonuç olarak Rüzgar Gibi Geçti kitabına hayran biri olarak zaten her türlü okuyacaktim bu kitabı ama hayal kırıklığı oldu birazcık. Neyse her şeye rağmen Rhett ve Scarlett'in mutlu sonunu görmek güzeldi.
Rhett Butler'ın İnsanlarıDonald McCaig · Artemis Yayınları · 201920189 okunma
Puan vermedi·207 syf.·
2026 42. kitabı
Alfred Hitchcock'un beğendiği hikayeleri topladığı bir kitapmış sanırım. Genel olarak hikayeleri pek beğendiğimi söyleyemem. İlk hikaye "Düellocu" biraz klasik bir korku hikayesiydi ama giriş için güzel, akıcı ve anlaşılması kolay bir hikayeydi. Sonunu zor anladığım iki hikaye vardı. "Ve papağan 'fıstık' dedi" hikayesini ilk bitirdiğimde pek anlamamıştım sonradan jeton düştü ama "Sezsizce" yi hâlâ çözemedim. Bunun dışında en başarılı bulduğum hikaye son hikaye olan "Ölüm Teşkilatı"ydı. Genel olarak başarısızdı kitap.
1000Kitap
..ve Papağan Fıstık DediAlfred Hitchcock · Milliyet Yayınları · 1971107 okunma