Bu kitabı incelemeye nereden başlayacağım inanın bilmiyorum nitekim bu kitabın bende oluşturduğu hissiyatı da size asla anlatamam. Baş karakterlerimiz Sonje ve Numi'nin Dünya'ya gelmesiyle başlıyor hikayemiz. Daha sonrasında gelişen olaylarla birlikte Dünya'nın pislikleri bir bir dökülüyor ortaya. Savaş sırasında kaçırılan Afgan çocuklarının organ mafyaları tarafından esir alınmaları, hayvanlara deney adı altında yapılan zulümler, ilaç şirketleri, tecavüzcüler ve daha sayamayacağım onlarca Adaletsizlik! Bu kitabın etkisinden uzun süre çıkamayacağım sanırım. Her insansının birgün insan olması dileğiyle
AedenAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201614,4bin okunma
"Dünyada her şey yanlıştı. Yanlış insanlar hapiste ve yanlış insanlar dışarıdaydı. Yanlış insanlar güce sahip ve yanlış insanlar güçsüzdü. Her şey tersyüz edilmiş durumdaydı. Her şeyi zenginlikleriyle yönetenler vardı. Düşüncesiz, bencil, sorumsuz, umursamaz, merhametsiz ama zengin olanlar. Sadece zenginliğin kamuflajında daha haklı ve daha saygınlardı."
"Hayvanları öldürüyorlar, ormanları yakıyorlar, çocuklara tecavüz ediyorlar, okyanusları zehirliyorlar. Pes etmesek de bu kötülük devam ediyor. Karşı koyabilmek için en az onlar kadar kötüleşmemiz lazım, yoksa yapılan kötülüğe seyirci kalan, cehennemde yaşayan bir avuç intihar eğilimli insana dönüşüyoruz. Görmüyor musun! Pes etmiyoruz ama kazanamıyoruz da! Çok fazlalar, parayla insanları canavarlara dönüştürebiliyorlar. Kötülüğü yasallaştırıyorlar. Psikopatiyi normalleştiriyorlar! Bugün her 3 kişiden biri sosyopat. Hissetmeyen, orta beyinleri çalışmayan sosyopatlarla dolu Dünya! Pes etmiyoruz ama ya ölüyoruz ya da sadece seyredebiliyoruz! "
"Dünyayı bir beden gibi algılıyordu Manu. Her bir yaratılışın görevinin olduğu, canın çok değerli olduğu bir bedendi bu gezegen. İnsanlıksa bedene yayılan bir hastalık gibiydi."