Ferzan Özpetek’in Bir Nefes Gibi romanı, adını tam anlamıyla karşılayan bir kitap: sade, akıcı ve gerçekten tek nefeste okunabilecek bir hikâye. Büyük edebi iddialar peşinde koşmuyor; dili yalın, anlatımı duru. Bu da kitabı yormayan, akıp giden bir okuma deneyimine dönüştürüyor.
Roman boyunca yalnızlık, aşk, geçmişle yüzleşme ve kader temaları ön planda. Özpetek’in sinematografik anlatım tarzı satırlara da yansımış; sahneler gözünüzde canlanıyor, karakterlerin duyguları atmosferle birlikte ilerliyor. Özellikle kırılgan, geçmişine takılı kalmış karakter yapısı oldukça gerçekçi. Aşk romantize edilmeden, daha içsel ve yer yer melankolik bir yerden ele alınmış.
Derin psikolojik çözümlemeler ya da katmanlı bir kurgu bekleyenler için biraz yüzeysel gelebilir; ancak bu kitap zaten karmaşık olmak yerine his bırakmayı hedefliyor gibi. Bence en güçlü yanı da bu: sade ama duygusu yoğun bir anlatım sunması.
Kısacası, “Bir Nefes Gibi” edebi açıdan zorlayıcı değil; ama akıcı, duygusal ve etkileyici bir okuma arayanlar için ideal. Benim için keyifli, tam anlamıyla tek oturuşta bitirilecek bir kitaptı. #okudumbitti