Mutlu bir hayatta benzerlerimizin kaderleri ister çıkarın arkasına gizlenmiş, ister arzuyla şekil değiştirmiş olsun, bize gerçek halleriyle görünmez. Ama hayatta ızdırabın getirdiği tarafsızlık, tiyatroda da acılı güzellik duygusu içinde, başkalarının kaderi ve bizzat bizim kaderimiz, nihayet kulak kesilen ruhumuzu görevin ve gerçeğin daha önce işitilmemiş ebedi sesini duyurur. Gerçek bir sanatçının kederli eseri bize ızdırap çekmiş kişilerin tarzında seslenir; acı çekmiş herkesi başka şeyleri bir yana bırakıp kendisini dinlemeye zorlanır.