"Ben başkaları için acı çektim. "
"Tüm iyi insanların yapması gerektiği gibi."
"Ama kendi adıma çok az acı çektim."
"Karın var mı?"
"Yok."
"Benim de."
"Ama şimdi Maria'n var."
"Evet."
Pilar, "Başına gelen bunca olaydan sonra kim verem olmazdı? Yoksul insanların Juan March gibi bir suçlu, bir boğa güreşçisi, ya da operada tenor olmadığı sürece para kazanma olanağının bulunmadığı bu ülkede mi? Nasıl verem olmasındı ki? Burjuvaların tıka basa, çatlayıncaya kadar yediği için sodasız yaşayamadığı, yoksulların ise doğdukları günden öldükleri güne dek hep aç yaşadıkları bir ülkede verem olmayıp da ne yapabilirdi? Ta çocukluğunda, boğa güreşini öğrenmek için panayırları dolaşırken, bedava yolculuk edeyim diye üçüncü mevki vagonlardaki sıraların altında, toz toprak içinde, leş gibi yaş, kuru balgam arasında gidersen, göğsün boğa boynuzlarıyla deşilmişse verem olmaz mısın sen?"
"Eski zamanlarda insanlar buna bir ömür adarmış. Ama şimdi aşkı bulduğunda onunla iki gece geçirebilirsen kendine nasıl bu kadar şanslı olabildiğini soracaksın."