Yine yıllar yılları kovaladı ve Wendy'nin bir kızı oldu. Bunu mürekkeple değil yaldızlı boyayla yazmamız lazım.
Adı Jane'di ve yüzünde hep tuhaf, sorgulayıcı bir ifade vardı, sanki anakaraya geldiği andan itibaren sormak istediği bir sürü soru varmış gibi. Onları soracak yaşa geldiğinde, bu sorular genelde Peter Pan'le ilgiliydi. Peter hakkında konuşulmasına bayılıyordu, Wendy de ona, tam da o meşhur uçuşun gerçekleştiği çocuk odasında, hatırlayabildiği herşeyi anlatıyordu. Orası şimdi Jane'in odası olmuştu, çünkü babası, artık merdivenlerle arası pek iyi olmayan Wendy'nin babasından taksitle satın almıştı o evi. Bayan Darling ise vefat etmiş ve unutulup girmişti.
Artık çocuk odasında sadece iki yatak var: Jane'in ve dadısının yatakları.
"Bahar temizliği vakti gelene kadar beni unutmazsın Peter, değil mi?"
Peter tabii ki ona söz verdi ve uçarak uzaklaştı. Yanına Bayan Darling'in öpücüğünü almıştı . Peter'dan başka kimsenin böyle kolayca alamayacağı öpücüğü. Tuhaf. Fakat kadın halinden memnun görünüyordu.
Bayan Darling oğlanın dudaklarının titrediğini gördü ve ona şu güzel tekiife bulundu: Wendy'nin her yıl bir hafta ona gidip bahar temizliğini yapmasına izin verebilirdi.
" Ben bütün perilerin öldüğünü zannediyordum, " dedi Bayan Darling.
"Hep yenileri geliyor," diye açıkladı artık periler konusunda bir nevi otorite olan Wendy, "çünkü ne zaman bir bebek ilk defa gülse yeni bir peri doğar, hep yeni bebekler olacağına göre her zaman yeni periler de olacak. Periler ağaçların cepelerindeki yuvalarında yaşarlar; leylak rengi olanlar oğlan, beyazlar kızdır, maviler ise ne olduklarını tam bilmeyen o minik komik yaratıklar. "
"Çok eğleneceğim," dedi Peter, gözünün ucuyla Wendy'ye bakarak.
"Akşamları, şöminenin başında yapayalnız kalacaksın,"dedi Wendy.
"Yanımda Tink olacak."
"Senin üçte birine bile sarılamaz ki o," diye hatırlattı kız biraz iğneleyici bir ses tonuyla.
"Sinsi, boşboğaz!" diye bağırdı Tink, köşeden bir yerlerden.
"Önemli değil," dedi Peter.
"Ah Peter, önemli olduğunu biliyorsun."
"O halde benimle gel, o küçük evde birlikte yaşayalım. "
"Gidebilir miyim anneciğim?"
"Kesinlikle hayır. Eve yeni döndünüz, bir daha asla bir yere bırakmam. "
"Ama onun da bir anneye ihtiyacı var."
"Senin de ihtiyacın var tatlım."
"Eh, tamam o zaman," dedi Peter.
Peter'a gelince... Uçup gitmeden önce Wendy'yi bir kez daha gördü. Tam olarak pencereye gelmedi de Wendy isterse açıp ona seslensin diye şöyle bir pencereye değerek geçti. Wendy de tam onun beklediğini yaptı.
"Hey Wendy, hoşça kal," dedi Peter.
"Ah Peter, gidiyor musun?"
"Evet."
"Peter," dedi kız bocalayarak,"anne babama çok hoş bir konuda söylemek istediğin bir şey yok mu?"
"Hayır."
"Yani benim hakkımda Peter..."
"Hayır."
Bayan Darling de pencereye geldi, zira artık Wendy'yigöz hapsine almıştı. Peter'a, diğer oğlanların hepsini evlat edindiğini, onu da evlat edinmek istediğini söyledi.
"Beni okula gönderecek misiniz?" diyesordu Peter kurnazca.
"Evet"
"Sonra da bir yazıhaneye mi gideceğim?"
"Sanırım."
"Kısa sürede büyüyüp yetişkin bir erkek olur muyum?"
"Çok kısa sürede. "
"Geri dön Wendy, Wendy, Wendy." Neşeyle haykırdı.
"Bir daha asla Wendy'yi göremeyeceksin hanımefendi, çünkü pencere sürgülendi!"
Bu sefer de müziğin neden kesildiğini anlamak için gizlice içeriye baktı. Bayan Darling'in başını piyanoya yasladığını, gözlerinden iki damla gözyaşının dökülmek üzere olduğunu gördü .
"Pencerenin sürgüsünü açmamı istiyor," diye düşündü Peter, "ama açmayacağım işte, açmayacağım ben!"
Bir daha içeri baktı, gözyaşları hala aynı yerde duruyordu veya belki başka iki tanesi eskilerin yerini almıştı.
"Wendy'ye fena halde düşkün," dedi kendi kendine. Neden Wendy'ye kavuşamayacağını anlamadığı için kadına daha büyük bir öfe duyuyordu şimdi.
Nedeni öyle basitti ki: "Ben de ona düşkünüm. İkimiz birden ona sahip olamayız hanımefendi. "