"İki farklı örgüt, iki canlı bomba, aynı anda aynı tramvay istasyonunda intihar eylemi yapmaya kalkışırsa… Dahası bu iki eylemci, aynı zamanda çocukluk arkadaşıysa! Biri hızlı davranırsa etnik devrim, diğeri hızlı davranırsa şehitlik ve cennet! Seymenler Çıkmazı; biri devrim, diğeri cihat yapma telaşındaki iki canlı bombanın sıradışı hikâyesini, "cihat penceresinden" sunuyor okurlara. Yıllar öncesinde Bursa'nın Çarşamba Mahallesi'ndeki çıkmaz bir sokakta başlayan serüven, yıllar sonrasında yine aynı şehirde devam ediyor."
Kitabın ismi çok ilgi çekici olmasa da yukarıda yazan tanıtım bültenini okuyunca almaya karar verdim. Aslında kitaba başlamadan, karşıma ne çıkacağını hiç bilmiyordum. Pekala yazar taraflı bir bakış açısı gütmüş olabilirdi. Hakikati yazmaktansa kendi propagandasını yazmış da olabilirdi. Yada sıradan, fikir, bilgi içermeyen bir roman da olabilirdi.
Okumaya başladım.
Anlatıcı, doğudan göçme, aşiret mensubu, cin fikirli, 7 yaşında, Bursa Çarşamba seymenler çıkmazında ayçiçeği apartmanının bodrum katında oturan Hacı Ahmet. Kısaca hacı. Kitap 110 sayfa kadar, Hacı ile Salih'in mezarlıkta tanışmasını, pedalsız ahmede karşı mahallede verdikleri amansız mücadeleyi, aşırı akıcı bir dille anlatıyor. Kitabın başından kalkamıyor, bir yandan da kitabın arka kapak yazısı ile ne alaka diyorsunuz. Bu arada belirteyim, yazım tarzı çok hoş. Betimlemeler, benzetmeler, araya sıkıştırılan bilgiler, hiç kaybedilmeyen mizahi ton. Beğendim.
110. Sayfada birinci bölüm, Hacı'nın ona bakan iki ağabeyinin yakalanma korkusuyla (hacı çok anlamasa da, abileri bir eylem içerisindeler.) seymenlerden ayrılmasıyla Salih'in tek kalmasıyla bitiyor.
İkinci bölüm Salih'in diliyle başlıyor. Evden kaçan delikanlı Salih. Evlenen Salih. Çocuğu olan Salih. Selefi olan Salih. Ne olduğunu