Kitabın içeriği üç farklı öyküden oluşuyor. Kitaba ismini de veren ilk öykü Aşkımız Eski Bir Roman, konusu bakımından biraz farklıydı fakat genel itibariyle kitap beni pek tatmin etmedi. Bana göre cinayet konulu bir şey yazılacaksa bunun bir roman halinde, uzun ve ayrıntılı olması daha etkileyici ve sürükleyici oluyor. Elbette bu kitaptaki öyküler de merak hissi uyandırdı okurken fakat bence olaylar oldukça hızlı ve oldubittiye getirilerek bitirildi.
Ayrıca değinmeden geçemeyeceğim, kitapta Zeynep karakterinin geçtiği hemen hemen her kısımda "kriminoloğumuz" ifadesi vardı. Sürekli olarak bu kelimenin kullanılması da gözümü tırmaladı.
"Az bilmek tehlikelidir. Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın. Sığ sular beyni zehirler fakat derin sular onu iyice temizler."
"Bazen eleştiri, kıskançlık ya da tahrik karşısında sessiz kalırız ama bunun nedeni söyleyecek bir şeyimizin olmaması ya da cesaretsizlik değildir. Sadece cehalet konuştuğunda akıl sessiz kalır, güler ve çekip gider."