Dürüstlük, diyor David Whyte, tevazuyla ilgilidir. İnsanın güçsüzlüğünü kabullenebilmesiyle. Kaybedeceği bir şeyler olduğuna inanan kişi, dürüstlükten şaşabilir. Dürüstlük hakikat saydığımızı bağırmakla değil, hakikatten ne kadar korktuğumuzu keşfetmekle bulunabilir.
Yetişkinler olarak öfkeli çocuğu sıklıkla “huysuz çocuk” olarak etiketleme ve bunu belli bir hedef için “bilerek, inadına” yaptığını düşünme hatasına düşüyoruz. İngiliz şair ve yazar David Whyte, Consolations adlı kitabında öfkeyi “umursamanın en saf hali” olarak tanımlar ve bir insanın içinde yanan öfke ateşinin aslında neye ait hissettiğini, neyi korumak istediğini ve kendini neyin uğruna feda etmeye razı olduğunu gösterdiğini söyler. Ona göre öfke dediğimiz şey çoğunlukla altta yatan hassasiyet, kırılganlık ve incinebilirlikle yakından ilgilidir ve bunları artık taşıyamadığımız anlarda yüzeye çıkandır. Yani bağırarak etrafı tekmeleyen çocuğun içinde ağlayan, mutsuz, huzursuz bir çocuk olabileceğini ve o an yaşadığı ağır duyguların da duyulmaya değer olduğunu unutmamamız çok mühim. Çünkü o çocuk da en az içini çekerek ağlayıp size sarılan çocuk kadar, belki daha da fazla zorlanıyor ve anlaşılmaya ve duyulmaya ihtiyaç duyuyor. Maalesef biz yetişkinler öfkeyle nasıl baş edeceğimizi çoğu zaman bilmiyoruz, ne çocuklarınkiyle ne de kendimizinkiyle.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Bazen sana hayat vermeyen Herhangi bir şey veya herhangi birinin Senin için çok az olduğunu öğrenmek için Karanlık ve yalnızlığının tatlı hapsine ihtiyacın vardır. David Whyte
Sayfa 245·Kitabı okudu
Bazen sana hayat vermeyen Herhangi bir şey veya herhangi birinin Senin için çok az olduğunu öğrenmek için Karanlık ve yalnızlığının tatlı hapsine ihtiyacın vardır. David Whyte
Sayfa 247
Alıntı
Kabul et ki Uzaktaki gönül ilişkin Kendinle Ve kimse Daha çok naz yapamaz. David Whyte