Finlandiyalılar "okul bizim temel zenginliğimizdir. Rusların sahip olduğu Ural dağlarının zengin maden yatakları, sibirya'nın altın rezervleri bizde yok. Tabiat nimetlerine dağıtırken bize cimri davranmış. Bu eksikliği enerjimizle telafi etmek, vatandaşlarımızdan ülkemizin kalkınmasına azemi ölçüde katkıda bulunmalarını istemek durumundayız. Fabrikalarda İngiliz çeliğini dayanıklı kılmak için yapılan işlere benzer şekilde, biz de okullarda gençlerimizi güçlü ve dayanıklı olmaları için yetiştiriyoruz. Bataklıklar arasında, taşların üzerinde kurduğumuz nispeten refah içinde yaşamamızı sağlayan ve Rusya nüfusunun geri kalan bölümü için şimdilik uzak bir hayal gibi görünen bu düzenin temeli okula dayanmaktadır. Okulumuzu elimizden aldığınız an biz de biteriz. Tıpkı mayasız hamur gibi çökeriz" demektedirler
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sözde kültürlü insanlar üniversite eğitimini tamamladıktan sonra da bulundukları her yerde kitaplar, resimler, müzik, konferanslar, tiyatro, dergiler sanat, dünyanın önemli yazarları, kulüpler, toplantılar ve sergilerle iç içe yaşarlar. Bu anlamda Halk kitlelerine ne sunuluyor peki? En iyi halde halk okulunda 2-3 yıllık, en fazla 5 yıllık bir eğitim başka bir şey yok. Bu eğitim sırasında yeteneksiz okul memurları tarafından yazılmış sıkıcı ve işe yaramaz ders kitapları okutuluyor. Çocuklar da bilgiye ulaşma arzusu uyanmadan yok oluyor, duygu ve düşünceleri gelişmiyor. Çoğu zaman hem kitaplara hem de her türlü düşünsel çalışmaya olan ilgi yok ediliyor. Daha sonra okul yıllarının ardından ne olacak? Halkı oluşturan milyonlarca insan kendi kaderini terk ediliyor. Onlar için kimse bir şey yazmıyor söylemiyor.