“O yıllardan bu yana çoğu hasletimi derinlere sakladım, bir o kadarını da yavaş yavaş budadım. Ancak öfkelendiğimde yıkıcı hisleri içeri yığmaya çalışsam da, dışarıya karşı alınmak, küsmek, kaçıp saklanmak gibi olgun sayılamayacak tepkiler vermekten kurtulamadım.”
“Eski bir zaaf bu. Kuyruğu dik tutma telaşı. Yenen yumruğu dahi acımadı ki tebessümüyle karşılama inadı. Ne uğursuz tebessümdür o, ne fena histir, insanı kendi cehenneminde zebaniye çevirir.”
“İnsan yeterince uzun bakarsa, varlığını yutmaya talip olana bile kapılabiliyor. Kendini ona, onu kendine ait hissedip hücumunda teslimiyetçi erinçler bulabiliyor. Tanışıklığın sahtekar konforu bu.”