Çok yara almıştım. Mehmet bunları bir yara olarak bile görmüyordu; onun gözünde bir dal çiziği, bir kâğıt kesiği, bir sinek ısırığı gibiydi benim aile yaralarım.
Üstünü örttüğüm sevgimi, varlığından bir gün bile emin olmadığım aşkımı, hayal kırıklığımı, yalnızlığımı, terk edilmişliğimi de koy bir kenara... Ben sahiden aile olduğumuza inanıyordum.