Başkalarından daha fazla değil ama daha iyi çalışıyordum. Hocalarım bana katı olmayı öğretmişlerdi. Yarım yamalak anlamakla asla yetinmemeyi. Gerektiği kadar zaman harcamayı, mutlaka kavramayı, özümsemeyi.
Hem sonra, sessizce dinlemek bir alışkanlıktı bende. Bizim sofrada çevremde hep benden yaşlı, bilgisi ya da kendine güveni daha fazla adamlar olurdu. Söyledikleri hakkında bir görüşüm varsa da, kafamda evirip çevirmekle yetinirdim.