Bazen en kalabalık ortamlarda bile kendinizi yalnız hissettiğiniz olur. Bütün evrende sizin varlığınızdan haberdar olan tek kişi yine şizmişsiniz gibi.
"Bazen düşünüyorum da Nermin, bu kadar çalışıp kazanıyoruz da para dışında tam olarak ne kazanmış oluyoruz acaba? Bu kadar paranın bende yarattığı yalnızlık duygusu beni ürkütüyor zaman zaman. Düşünsene, sosyal ve sınıfsal açıdan yükselmek, atmosferden uzaya doğru ilerlemek gibi adeta. Yukarıya doğru gittikçe orda bulunan canlı sayısı azalıyor. Giderek insanlardan, halktan uzaklaşıp uzay boşluğuna kendi yalnızlığına seyahat ediyorsun. Işin hazin tarafi da bunu yapabilmek için kendini parçalarcasına gece gündüz çalışıyorsun. Yaşamın tam içinden yükselip, yaşamın olmadığı yere doğru ilerleyen gönüllü zavallılarmışız gibi hissediyorum bazen."
Ölümün, ölmenin bir sürü çeşidi vardır: Yanarak, düşerek, boğularak, sürünerek, öylesine, kahramanca ya da sebepsiz ölmek. Bunların hepsi yaşamanın çeşitleridir aynı zamanda, tuhaf değil mi?
"Yok yok, dikkati elden bırakmıyorum, ama insan hayal kurarken gözlerini kapatır, hiç kimse hayallerimizi görmesin diye yaparız aslında, gözlerimizi kapatınca kendimizden bile saklarız hayallerimizi. Içimizdeki gerçek biz, o hayaldeki biziz aslında," dedi."