Nerden başlasam bilmiyorum. Hangi kısma parmak basmalıyım hangi olayın üzerinde durmalıyım seçemiyorum. Ama bir yerden başlamak lazım, boys of tommen serisinin dördüncü kitabını okudum. Zaten oldukça sevdiğim bir seri ve bu kitabı beğeneceğimi biliyordum, joey ve aoife okumaktan çok keyif aldığım bir çift, ilişkilerinin derinliği beni büyülüyor. Altıyı kurtarmak okuduğumda ilişkilerinin en başını okumaktan çok keyif almıştım ve yine beni etkileyen olaylar olmuştu ama altıyı kazanmak okurken çok daha etkileneceğim olaylar olacağını biliyordum (serinin ilk iki kitabını okuduğum için) ve bu olayları Joe'nun perspektifinden okumanın beni sarsacağının da farkındaydım. Düşündüğüm gibi de oldu inanılmaz derecede etkilendim. Joe'nun yaşadıkları omuzlarındaki sorumluluk altında ezilişi aoife'ya karşı olan sonsuz aşkı, hepsine her kelimeyle şahit oldum..
Herkes joe'nun üstüne öyle fazla gitti ki, okurken öfke de üzüntü kadar hissettiğim bir duygu oldu.
Marie ve teddy beni inanılmaz bir karamsarlığa sürükledi, Marie'nin ruh halini hem anladım hem asla anlam veremedim onun hakkında ne düşünmeliyim bir türlü kafamda oturtamadım.
(Spoi: her şeye rağmen sonunun böyle olması kalbimi parçaladı 24sene boyuna istismara uğramış bir kadındı ve hep her şeyin farklı olmasını diledim)
Joe'nun annesinin sevgisine muhtaç oldukça annesinin onu dipsiz bir kuyuya itişi onu çocuğu değil yalnızca sorumluklarını bölüştüğü biri olarak görüşü korkunçtu. Edel'in joe'nun yarasını sarmasına yardım edeceğinden kuşkum yok ama Joe için kimse Marie olamayacak bunu da biliyorum.
Teddy hakkında konuşmak bile istemiyorum şeytanın dünya üzerindeki haliydi adeta, mutfakta geçen sahnede (detay vermeden üstünden geçiyorum çünkü elim yazmaya bile varmıyor.) nutkum tutuldu kanım çekildi onun hakkında konuşmak
Kitabın konusu NBA yıldızı Ryan ve uçuş görevlisi (aynı zamanda Ryan'ın ikiz kız kardeşi Stevie'nin en yakın arkadaşı) Indy'nin aynı evde yaşamaya başlaması ve ikisinin de göstermelik bir ilişkiye ihtiyaç duymasıyla başlıyor. Anlayacağınız klasik bir spor romantizmi artı sahte ilişki konusu. Bunu eleştirmek için söylemiyorum zaten kitabın vaadide bence bu yönde ve bu beklentiyle başlanırsa beklentiyi de karşılayacaktır. Benim beklentime gelecek olursak.. Beni pek memnun etmedi açıkçası bunun sebebi de kitabı okumaya başlamadan önce kitabın değerlendirmelerine bakmam ve 10 üzerinden 8.4'lük bir puan görünce pekte yüksek olmayan beklentimin artması. Çünkü bu tarz kitaplarda 7-7.5 gibi bir puan görmek neyle karşılacağımı nasıl bir okuma olacağını anlamamı sağlıyor, yüksek bir puan görmek bu durumu değiştirdi. Ama beklentim yükselmeden okusaydım böyle bir sorun yaşamazdım söylemiş olayım.
Kitabı eleştireceğim bir diğer nokta ise gereğinden fazla uzatılması oldu, bence bu kadar uzatılmadan konu aynı şekilde işlenebilirdi. Bu uzunluğun sebebi, bazı olayların ve düşüncelerin yazar tarafından sürekli tekrar edilerek yazılması. Aynı noktalara çok parmak basılmış; fakat bu tekrarlara rağmen karakterlerin travmalarının işlenmesinde eksiklik var gibi hissettirmiş? Nasıl başardı bilmiyorum.. Uzunluğun diğer bir sebebinin de gereğinden fazla uzun ve detaylı olan smut sahneleri bence. Yani ilk defa içinde smut olan bir kitap okumadım ama bu kadar sık ve uzun yazılan bir kitapla ilk kez karşılaşıyorum ki Ana Huang serilerini de okuyan birisiyim. Gereksiz ve sıkıcı buldum ben.
Eleştirilerim dışında artı yönleri olarak Ryan'ın çok green flag bir karakter olmasını söyleyebilirim karakterini okurken keyif aldım. Onun dışında kitap uzatılmış olmasına rağmen yazımı akıcıydı hızlı bir
Doğru HamleLiz Tomforde · Ren Kitap · 2025390 okunma
Bu kitabı bir günde okudum. Açıkçası bir kaç güne yayacağımı düşünerek başlamıştım ama akıcı bir şekilde ilerleyince (özellikle giriş kısmı oldukça akıcıydı bana göre) bırakmak istemedim. Biraz da bırakırsam kaldığım yerden devam etmekte zorlanırım diye korktum ne yalan söyleyeyim. Bu korkumun sebebi kitabın beni tam olarak kelimelere dökemediğim bir ruh haline sokması. Depresife yakın diyebileceğim bir ruh haline.. Kitabı okurken gerçekten garip hissettim içimde bir yerlere dokundu. Belki de üstünde durmak istemediğim düşünmekten kaçtığım yerlere. Biraz rahatsız hissettim desem yalan olmaz :').Bu yüzden bırakırsam devam etmeye cesaret edememekten korktum gibi.
Kitaba geçecek olursak buna ilk sayfalarda yer alan "Hiçbir şey öncesindeki gibi yolunda olmayacak artık. Hiçbir şey bir daha sıradan, neşeli ya da tekdüze olamayacak; üç saate müzik dersine gidecek olmasına, ceketinin cebinde hâlâ onun anahtarları olmasına rağmen." Alıntısıyla başlamak istiyorum. Okuduğum andan itibaren boğazımı düğümledi ve kitap hakkında nasıl hissedeceğimi anlamamı sağladı.. Kitapta beklemediğim şeyler olmadı desem yalan olur bazı noktalarda beni şaşırttı ama genel olarak anlayabildiğim kafamda oturtmakta zorlanmadığım olaylardı. Josh, Rosie ve Will hepsiyle empati yapabildim ve onlara kalpten bir sevgi hissettim.
Kitaba başlamadan önce genellikle başrol kızımıza pek sempati beslenmediğini ve kızıldığını gördüm. Ama ben yaptığı şeyleri iniş ve çıkışlarını anlayabildim bir iki yer dışında kızmadım hiç. Evet okurken bende yoruldum ama onu anladım da. Aynı şekilde Will'i de anladım. Onu anlamak daha zahmetsizdi tabii.
Bunlar dışında kitap üçüncü kişi ağzından yazılmıştı. Pek beğendiğim bir yazım şekli olmadı ama kitabın havasına uyduğunu düşünüyorum bu yüzden pek sorun etmedim. Bu yazım
Gece ve SonraClaire Daverley · Domingo Yayınevi · 20241,176 okunma