Dilara

Evin içi fazla sessiz. Her zaman mutlaka bir ses olurdu; şöminedeki ateş, televizyonun kısık sesi, ocağın tıkırtısı ya da panjurlara çarpan rüzgâr. Ama pencereler kapalı. Fırın da televizyon da şömine de ölü gibi. Ölü. Sözcük gibi gelmeyen bir sözcük. Tekrar tekrar okuduğu bir şeyin gözüne yanlış görünmeye başlaması gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her şeyi hiç sahip olmadığın bir şeye bağlamışsın. Gerçek olmayan bir şeye.
Geçen bir yıl süresince arkadaşlıkları büyüdü, küçüldü ve tekrar balon gibi şişti. Bazen haftada bir konuşuyorlar; bazen de hayatları araya giriyor, biri tekrar ulaşana kadar karşılıklı sessizliğe gömülüyorlar. Gerçek arkadaşlık böyle bir şey, diye düşünüyor Rosie.
Kontrol edemediğin her şeyden korkamazsın, Rosie.
Kıyıya yürüyüp ayaklarını suya sokuyor, ayak parmaklarına vuran dalgayla derin bir nefes alıyor ve o nadir berraklık anlarından birini yaşıyor. Her şeyin gerçek, doğru ve sıkıntısız geldiği, dünyanın alabildiğine açıldığı, bir süreliğine kemiklerinin rahatladığı anlardan biri.