Ümitsizlik; kişiyi karamsarlığa, ön yargıya, iyilik ve güzellikleri görmemeye sevk eder. Onu karanlıklara gömer. Bu ise kişinin Rabb'iyle, dostlarıyla ve insanlarla ilişkisini altüst ederek, onu felaketten felakete sürükler. Hâlbuki kişi, karanlıklardan çıkıp olayları doğru bir şekilde okuyabilse, kendini en kötü hissettiği an bile sayısız güzelliğin hemen başucunda durduğunu görecektir. Bundan dolayı Allahu Teâla, Kur'ân-ı Mübîn'in pek çok yerinde, inananları ümide teşvik etmiş, ümitsizliği ise şiddetle yasaklamıştır.
"Dedi ki: Rabb'inin rahmetinden, dalalette olanlardan (yanlışa sapanlardan) başka kim ümidini keser?"