Thoreau, "Sanki sonsuzluğu yaralamadan zamanı öldürebilirmişiz gibi, " yazmıştı. Zamanı öldürmek için değil, bağrımıza basmak,yapraklarını, çiçeklerini teker teker, saniye saniye koparmak için yürürüz.
Kendine belirli bir görev biçmeden telaşsızca yürümek,şehrin,onu ilk kez gören birine göründüğü gibi görünmesini sağlayabilir.Bilhassa dikkat edilen bir şey olmadığında her şey -renkler,ayrıntılar,biçimler,- gani gani oradadır.
Ne yazık ki, uzun zamandır pek çoğumuz, doygunluğa ulaşmanın nesnelere sahip olmaya ve toplumsal itibara dayandığı inancını aşılayan kötü imajların tuzağına düşmüş durumdayız. Aslında çok yakınımızda ve çok basit olan -ve belki de bu yüzden zor görünen -neşeyi aramaya çok uzaklardan başlarız.