“olabilecek en kötü şekilde savaşıyorsun.”
“nasıl savaşabileceğimi bilmiyorum, baba.”
“yardım istemelisin,” dedi.
“onu nasıl yapacağımı da bilmiyorum.”
evrenin bir başka sırrı. bazen acı nereden geldiği belli olmayan bir fırtına gibiydi. berrak bir yaz sabahı sağanakla bitebiliyordu. şimşekler ve gürültüyle.
fakat hissettiklerimi nasıl saklayacağımı öğrenmiştim. hayır, bu doğru değil. öğrenmek diye bir şey söz konusu değildi. hissettiklerimi nasıl saklayacağımı bilerek doğmuştum.