Beyaz çiçeklerle dolu bir armut ağacının yanından geçtim. Ayışığıyla aydınlanan nehirde bir balık sıçradı. Her adımla hafifliyordum. Boğazımda bir duygu şişiyordu. Ne olduğunu anlamam biraz vakit aldı. O kadar uzun süredir yaşlı ve müsamahasızdım ki. Pişmanlıklar ve seneler beni yekpare bir taş gibi biçimlendirmişti. Ama sadece döküldüğüm bir kalıptı bu. O biçimde kalmak zorunda değildim.