deepblue

deepblue
@deep_blue25
İyi bir insan olarak kalmak istiyorum. Lütfen zorluk çıkarmayın... Loneliness is a common problem of modern People we fall we stand up we move on...
yönetici
12 Ağustos
41 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

deepblue

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
31 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 23:50
·
2023 8. kitabı
Nilgün Bodur
7.1/10 · 366 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hocalı....
Herkes uyuyor. Birazdan elektrikler kesilecek ve dünyayla iletişiminiz kalmayacak. Mahallenizin etrafı tanklar ve askerlerle çevrildikten sonra kapılarınız tekmelerle kırılacak. Eğer sizin kapınız kırılmadıysa, silah sesleri duyacaksınız. Eşinizin ve çocuğunuzun korku dolu bakışları sizin üzerinizdeyken cesaretinizi toplayıp onları korumaya çalışacaksınız fakat o esnada sizinde kapınız kırılacak. Size kurşun sıkıp ruhunuzu teslim etmenizi bile beklemeden eşinize silahın kabzasıyla vuracaklar, eğer direnirse tekmeyle devam edecekler. Siz ruhunuzu teslim edene kadar çocuğunuzu bıçakla doğramaya başlayacaklar. Umarım eşiniz hamile değildi, fakat eşi hamile olanlarda var elbet. Hamilelerin karınlarını bıçakla yarıp bebeği çıkaracak, evinizin tahta direklerine çivileyecekler. Evde küçük çocuk varsa da, çocuğun gözü önünde annesinin göğsünü kesip çocuğun ağzına verecekler. Sonra çocuğu da öldürecekler... Tüyleriniz ürperdi değil mi? #26Şubat1992 gecesi Hocalı'da bunlar yaşanıyordu. Ben yazamadım ki. Tecavüzleri, işkenceleri yazmaya yüreğim dayanmadı. Analar oğulsuz kalamadı, kadınlar dul kalamadı, çocuklar yetim kalamadı, Hepsi öldürüldüler... Hocalı Türkün Dünyadan alacağı intikamın adıdır...
Alıntı
43556...
Kırküçbinbeşyüzellialtı.... Bu kadar yanıyor canımız... Allah daha fazla yakmasın...
Deprem
Deprem
45 saniyede herşey toprağa karıştı dedi birisi diğeri 80 di sen uykudayken başladı dedi şakalaştılar mı tartışacaklar mıydı anlayamadım ama gördüğüm herkeste üçe bölünmüş bilinç vardı... Bir kısmı soğukla, yoklukla, imkansızlıklarla mücadele ederken diğeri kayıp canlarına yanıyordu kalan parça sonrası ne olacak diye dövüyordu dizini... En kötünün iyisini arayan bir anne vardı mesela... Evladım, gelinim var enkazda inşallah tek parça verirler dedi kanım dondu... Yüz metre ileride meşhur ebrar sitesinden bir abinin cenazesi çıktı dalyan gibiydi sağlığında göremedim ama doldurmuştu ceset torbasını... Umut kokusu karışıyordu ceset kokusuna... Yada ceset kokusu ağır basıyordu 5. günde umut kokusuna... İnsanların misafirlerini bile kıyamayıp oturtmadığı mobilyalar enkaz kenarlarında diziliydi ekipler onlarda dinleniyor, insanlar canlarını onların üzerinde bekliyorlardı... Her kepçe hareketinde oturduğu yerden kalkıp enkaza koşan bir amca vardı mesela ne o enkaza koşmaktan bıktı ne kızı koluna girip geri getirmekten... Sigara uzatırken kaybını sorduğum abi otuzdan sonrasını bende saymadım dedi irkildim otuzdan fazla akrabası toprağa gitmiş tek mal varlığı sigarasından ikram ederken gözlerindeki kedere boğuldum... Arabada oyuncak var mı diye soran teyzeye sordum nedenini... Oğlum, gelinim, torunum toprağa gitti bir kızları benim yanımdaydı benim evim yıkılmadı buda yoldaş kaldı bana dedi. Durdu, evim yıkıldı oğlum dedi... Evim yıkıldı... Yoklukla, çaresizlikle, sabırla beklerken insanlar ülkemi orada gördüm... Her ilden, ilçeden, bucaktan insanımız oradaydı,birdik,bizdik... Tırcı abiler frensiz gidiyorlardı yardım malzemesi yetiştirmek için, arama ekipleri dinlenmeden durmadan çalışıyorlardı, insanlar mütemadiyen birilerinin ihtiyacını gidermek için koşuşturuyordular.
Deprem