1000Kitap Logosu
Nilgün Bodur

Nilgün Bodur

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
5.8
614 Kişi
1.757
Okunma
251
Beğeni
51,9bin
Gösterim
Unvan
Yazar
Doğum
İstanbul, 19 Kasım 1974
Oğuz Aktürk
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim'i inceledi.
256 syf.
·
1/10 puan
Homo Nilgünüs Bodurus
YouTube kitap kanalımda kesinlikle okumanız gereken yazarlar ve kitaplar hakkında içerikler üretiyorum: youtube.com/c/alintilarlayasiyo... "Her şey size anlamsız göründüğünde evdeki tuvalet kağıtlarını sayın. Ne kadar çoksa, o kadar umutlusunuzdur." (s. 34) Büyük Yunan yazar Nilgün Bodur Binlerce kişi tarafından satın alınmış, alanların sayesinde 130 baskı yapmış ve Goodreads sitesi de dahil yine onlarca kişi tarafından 10 puan verilmiş bu kitabın içinde neler yazıyor hadi hep beraber bakalım... İncelemeyi okurken yanınızdan tuvalet kağıtlarını, çay paketlerini ve baklavaları eksik etmezseniz sizin için daha verimli bir süreç olacağını düşünüyorum. Öncelikle kitabın kapağında kel bir kafayla sağlanan muhteşem gizem unsurundan başlamak istiyorum. Biliyorsunuz ki, edebiyatta gizem unsuru çok önemli bir unsurdur. Hatta eğer bu gizemi çözebilirsek, kimin gitmesinden sonra Nilgün Bodur'un güzelleştiğini de anlayabiliriz. Photoshop'ta bulanıklılık efekti verilmiş ve gizem üstüne gizem katılmış bu kişinin Jeff Bezos, Dwayne Johnson, Vin Diesel gibi kişiler olma ihtimali var. Eğer sizin de aklınıza başka kel adamlar geliyorsa lütfen belirtmekten çekinmeyiniz. Zira Nilgün Bodur'un güzelleşmesi dediğim gibi bu adamın gidişine bağlı, eğer bu adamın bağlantılarını çözersek Nilgün Bodur'un kitabının da neden binlerce kişi tarafından alındığını komplo teorileri eşliğinde çözme fırsatı yakalayabiliriz. Kitabın büyük bir kısmında nokta kullanılmamıştır. Bence bu üç nokta edebiyatının kökenleri M.Ö. 3501. yılında yazı ve nokta henüz icat edilmeden önce Homo Nilgünüs Bodurus adlı bir ırkın üç noktayı icat etmesine kadar gidiyor. Kitap zaten çoğu zaman sayfanın ortasına 3-5 kelimelik özlü sözler yazılarak etrafı boş bir şekilde bırakıldığı için bu kitabı satın almaya devam ederek eminim Türkiye'nin ağaç rezervlerine büyük bir katkı sağlıyorsunuz. Ülkemizdeki ağaçlar Hikmet Anıl Öztekin, Nilgün Bodur ve Miraç Çağrı Aktaş gibi isimler sayesinde eminim ki çok mutlu hissediyordur. Hatta size Allah'ın varlığını Nilgün Bodur ile ispatlayabilirim. Çünkü aşağıda yazdığım alıntıyı okuduğum sırada ezanın okunmaya başlaması bence buna bir delil oluşturuyor. "Karmaşık olan matematik değil, sayılara verdiğimiz değerler..." (s. 28) Bu da videolu kanıtı: instagram.com/p/B2bXWgjpw55/ "Biri beni 15 Şubat'a ışınlasın..." (s. 32) Nilgün Bodur bu alıntıyla birlikte ne yapmak, nereye varmak istemektedir? Yoksa Doctor Who dizisindeki zaman yolculuğu yapacak sıradaki doktor Nilgün Bodur mudur? 15 Şubat 1564'te bilim insanı Galileo Galilei doğmuştur, acaba Nilgün Bodur onun astronomi çalışmalarına mı katılmak istemişti? Ya da 15 Şubat 1965'te hayatını kaybeden caz piyanisti Nat King Cole'un cenazesinde mi bulunmak istemişti? Gördüğünüz gibi Nilgün Bodur'un bu kitabı gerçekten de hayattaki çok şeyi sorgulatıyor ve kafanızın pek çok şekilde çalışmasını sağlıyor... Kitabın pek çok yerinde yumurta, omlet, peynir, maydanoz ve baharatla ilgili Nilgün Bodur'un düşüncelerine konuk oluyoruz. Komodo ejderinin bıraktığı zehir gibi uzun sürecek bir zehre sahip olmamanız açısından kitaptan görüntü vermiyorum artık ama muhtemelen Ezhel'in süpermarketten çalarak büyük bir hırsızlık olayına imza attığı sosis ve salam olayının suçlusu da Nilgün Bodur'dur diye tahmin ediyorum. "Daha da mutlu olmak istiyorsan otur üstüne bir de baklava ye..." (s. 70) Nilgün Bodur bu alıntıdan 11 sayfa sonra "Instagram'da Şeyma Subaşı'yı takip etme." demiş fakat Şeyma Subaşı da Sadece Şeyma kitabında "Herkesi mutlu edemezsin, çünkü pizza değilsin." demişti. E şimdi biz baklavalı pizza yersek bu mutluluğu çifte katlamış olmuyor muyuz? Vedat Milor bu karşılaştırmalı edebiyat incelemem hakkında ne derdi gerçekten merak ediyorum. "32'li tuvalet kağıdı indirimdeyken en az iki adet stoklamaktır hayat. (...) Her şey size anlamsız göründüğünde evdeki tuvalet kağıtlarını sayın. Ne kadar çoksa, o kadar umutlusunuzdur." (s. 34) Evdeki tuvalet kağıtlarını saydığımda maalesef ki sayının 3 çıktığını gördüm. Bu yüzden Hikmet Anıl Öztekin'in çay edebiyatından etkilenerek bütün sermayemi yatırdığım çay hisselerinden paramı çekip, bütün paramı tuvalet kağıdı hisselerine yatırdım. Artık daha umutlu olmak için daha büyük sebeplerim var... Artık marketlerde 32'li tuvalet kağıdı indirimleri kovalamak için yaşayacağım... Artık baklavalı pizza yiyeceğim... Artık ben de cümlelerimi üç noktayla bitirip kitap yazabilecek seviyeye geldim... Artık ben de Nilgün Bodur'un YouTube'daki videolarına ne kadar elim gitmese de "Like" butonunu konduracağım... Çünkü tuvalet kağıdı UMUTTUR.
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim
Okuyacaklarıma Ekle
14
263
Biri-kim
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim'i inceledi.
Küstahlık yapmak istemem. Fakat benim de söylemeden geçemeyeceğim bir kaç şey var. Bu kitabı bir markette gördüm. Yazarı gibi kendini pazarlıyordu. Normalde bu tarz kitaplarla göz göze gelmekten kaçınırım. Fakat bu kez bir istisna oldu kitaba şöyle bir bakayım dedim. Tahmin ettiğiniz gibi satırların anlamsız, ifadelerin çarpık olduğunu görünce hemen aldığım yere bıraktım. Sanki satır aralarındaki boşluklar daha anlamlıydı. Sizler de fark etmişsinizdir: Ülkede eğitimden siyasete, edebiyattan ticarete kadar tam bir disiplinsizlik, boş vermişlik, lakaytlık hakim. Dolayısıyla bu tarz kitapların revaçta olması aslında yazarın değil okurun kalitesiyle ilgili ipuçları veriyor. Bu kitabın 1 Milyon basması şaşırtıcı mı? Bence değil! Acun Bey'den coğrafya ve müzik, Müge Anlı, Esra Erol, Hülya Avşar gibi bilge'lerden Hayat Bilgisi dersi alan bir gençlik ne yapsın? Cemil Meriç mi Tolstoy mu, Dostoyevski mi okusun?
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim
Okuyacaklarıma Ekle
2
74
Deniz Gürçay
Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan'ı inceledi.
160 syf.
·
Puan vermedi
#kitapyorumum 🤷‍️ #arkakapak “Acaba çok yanlış yaptığım için mi yalnız kaldım, yoksa yalnız kaldığım için mi yanlış yaptım?” Yanlış olan, başkasını sevmek değildir. Bir başkasını sevmek dünyanın en güzel, en tamamlayıcı hissidir. Yanlış olan, yanlış olanı sevmektir. Sevilenin yanlış olduğunu da, sevmeden kimse bilemeyecektir... Sevilenin kendisi bile... Her nerede iyi bir kalp ve doğru bir niyetle, umutla ve hayalle adım atıyorsanız ve sonunda acı çekiyorsanız, anlayın ki yanlış değil, sadece yalnızsınız. Nilgün Bodur’un üçüncü kitabı YANLIŞLIKTAN DEĞİL YALNIZLIKTAN kendi hayatından izlerle dolu. Okuması eğlenceli ve duygulu bir anlatı... Bu kitabı farklı kılan bir diğer özellik ise kendi yaşanmışlıklarına dürüstçe, cesaretle ve samimiyetle neşter vurabiliyor olması. En kıymetli yanıysa kimseyi yarı yolda bırakmaması. Okuruna karşı son derece şefkatli bir yazar duruyor önümüzde. Yaralarımıza karşı hiç de zalim değil. İyileşebilmenin her türlü çaresini bonkörce veriyor satırlarında. İnanıyorum ki herkese iyi gelecek bu kitap... Şifa olmak için değil, şifa bulmak için yazılmış #destekyayınları #nilgünbodur #hayallervekitaplar #okudumbitti #yanlışlıktandeğilyalnızlıktan
Yanlışlıktan Değil Yalnızlıktan
Okuyacaklarıma Ekle
1
5