“Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım.Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı.Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım.Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.”
“Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek.Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum.Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.”