Takipçi, izlemeyi bırakıp enerjisini –diğer kişiden uzaklaşmadan ya da ona öfke göstermeden– yeniden kendi yaşamına yönlendirdiğinde döngüsel dans kırılır.
Kendini reddedilmiş hisseden kadın en sonunda, kendi başının çaresine bakmaya başlar. Adam artık ihtiyaç duyduğundan daha fazla rahatlığa sahiptir ve zamanla, ilişki kurma umuduyla kadına yaklaşır. Ama artık çok geç kalmıştır. Kadın öfkeyle, “Sana ihtiyacım olduğunda neredeydin?” der.
Diğer kişinin yüzde doksan yedi suçlu olduğuna emin olsak bile, kendi yüzde üçümüzü değiştirmekten hâlâ biz sorumluyuz. Demek ki asıl soru, şuna dönüşüyor: “Döngüsel dansta kendi adımlarımı nasıl değiştirebilirim?”
Temizlik gibi, “duygu işi” de “kadın işi” olarak görülür ve çoğu kadın bu işte gerçekten iyidir. Temizlikte olduğu gibi bu işte de erkekler, kadınlar işi onlar için yapmayı bırakmadıkça, kendi paylarına düşeni üstlenmeyeceklerdir.