Nietzsche’nin duygularını çok daha iyi anlıyordu şimdi; yeni şafaklar ve altın olasılıklar keşfetmek, zengin, cesur bir ruha aşık olmak; herkes, en azından bir kez yaşamında böyle bir şeye ihtiyaç duyar, diye düşündü Breuer.
Her insan, ismi konmamış bir çiçek tohumu gibidir. Onu eker ve sonra hangi çiçeğin çıkacağını görmek için bekleriz. Ortaya çıktığında ihtiyaçlarını, görüntüsünü, kokusunu vs keşfetmemiz gerekir. Eğer yetişkinler olarak henüz kendi ihtiyaçlarımızı tanıyamamışsak, buna bir an önce başlamamız gerekir.
Kendisine değer vermeyen kişi, bu değeri bir başkasından, eşinden ya da çocuğundan bekler. Bu genellikle manipülasyonların birbirini kovalamasına ve her iki tarafın da devamlı birbirine öfke duymasına neden olur.
Hayatınızın değişmesi için daima umut vardır, çünkü daima yeni şeyler öğrenebilirsiniz. İnsanlar olgunlaşabilir ve hayatlarını değiştirebilirler. Yaşımız ilerledikçe bunu yapmak zorlaşır ve bazen daha uzun sürebilir. Her şey, yollarımızı nasıl seçtiğimize bağlıdır. Değişimin mümkün olduğunu bilmek ve bunu başarmaya karar vermek, ilk büyük adımlardır. Bazılarımız yavaş öğrenebiliriz ama hepimiz eğitilebiliriz.