Dünyanın hiçbir yerinde, bana bire bir benzeyen hiç kimse yok. Bazı yönleri bana benzeyen insanlar var, ama bir bütün olarak benimle tıpatıp aynı olan hiç kimse yok. Bu yüzden, benden gelen her şey bana özgüdür.
Reklamcılar; acı çekmenin doğal olmayan, katlanılmaması gereken ve doğru ürünler kullanıldığı takdirde kaçınılabilecek bir şey olduğunu ima ederler. Ama gerçek şudur ki, tüm hikayelerimizin acıklı bir sonu vardır. Hepimiz en sonunda ölürüz.
Eğer kendimizi adaletin eşitlik olduğu fikrinden kurtarabilirsek, çocuklarımıza aile içinde, dışarıdaki dünyayı daha gerçekçi bir şekilde yansıtan bir ortam yaratmayı da başarabiliriz.