Senin olduğun yerde en güçlü, en akıllı ben değildim. Her şeyi tek başına halletmeye dünden razı biri olarak, “Ben hallederim, merak etme” cümlesini duymanın insana nasıl büyük bir ferahlık verdiğini ilk kez sayende öğrenmiştim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hikâyeler biterdi ya, bazen bir derenin iki tepelik arasında bayır aşağı akıvermesi gibi sessizce gidiverirlerdi, bazen de iç organların sökülür gibi büyük sancılarla koparlardı senden.
Bir yarayı iyileştiren, her şeyden önce orada bir yara olduğunu kabullenmekti. “Bir şeyim yok, iyiyim ben” dedikçe insan her şeyden önce tedaviyi reddediyordu.
Hayat beni böyle köşeye sıkıştırmayı, gözümün içine baka baka çelme takmayı severdi. Hayatın unuttuğu bir şey varsa, o da bir yerden sonra daha fazla düşülmediğiydi.
Bir an kanıverip her şeyi en başa sarabilir, 1-B’den başlayabilirdim hayata. Hiç üşenmezdim de yeniden öğrenmeye. Tekrar o gözleri ışıklı, hayata inanan şaşkın kız olmak çok işime gelirdi.