Sana değer vermeyeni umursama. Boş yere çaba sarf edip, kendini yorma. Kalbinin kırıldığı bir yere asla ikinci kez uğrama! İster oluruna bırak, istersen yarım...
Ama ne yaparsan yap, kimsenin kalbini kırmasına asla izin verme!

Belki Bir Gün Özlersin - Sezgin Kocabaş

causa sui, bir alıntı ekledi.
51 dk.

''Ortaktım durgun sulardaki yağlı mantarların ve yosunların
sırlarına
Gururlanıyordum, kendi adıma, çürümüş gövdelerin tarihi
arkadaşlığından.
Yaprağın üzerindeki bir solucan kadar saftım;
küfün çocuklarına değer verdim
Böcekler tatlandırdı nefesimi.
Uyudum bir böcek gibi.
Bir tel koleksiyoncusuna rastladım, bir yavaş biçimler
çobanına.''

Rüzgâr İçin Sözler, Theodore RoethkeRüzgâr İçin Sözler, Theodore Roethke
Ahzen, bir alıntı ekledi.
53 dk. · Kitabı okuyor

Ben onu boşu boşuna sevmiş ve yoktan var etmişim. Çoğaltmış, yüceltmiş, sevgime değer bulmak için olduğundan daha büyük ve önemli kılmışım.

İçimden Kuşlar Göçüyor, İnci Aral (Sayfa 29 - Can Yayınları, 7. Baskı)İçimden Kuşlar Göçüyor, İnci Aral (Sayfa 29 - Can Yayınları, 7. Baskı)

İki şey çözümsüz görünen sorunları bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

*İki şey* yanlış yapmanı engeller:
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek
2- Hak yememek

*İki şey* kişiyi gözden düşürür :
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

*İki şey* insanı 'Nitelikli İnsan' yapar:
1- İradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak

*İki şey* 'Ekstra Değer' katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

*İki şey* geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik

*İki şey* kaşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik

*İki şey* ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak

*İki şey* başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek

*İki şey* başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık

*İki şey* milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

*İki şey* gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2- Felakete odaklanmış olmak

*İki şey* çözüm getirir:
1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)

*İki şey* in değeri kaybedilince anlaşılır:
1- Anne
2- Baba

*İki şey* geri alınmaz:
1- Geçen zaman
2- Söylenen söz

*İki şey* ulaşmaya değerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi

*İki şey* "hayatta önemli olan her şey" içindir:
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek

"Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır"

"Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar. "
Kilise tarafından yakılarak öldürülen
*Giordano Bruno* (1548- 1600)

Burak, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Alışkanlıkların bir elâstikiliği vardır. O elâstikiliği kaybetti mi, canlılığını kaybetmiş yaşama parçaları haline geldi mi, içgüdünün üstünü çok kalın bir kül tabakası örttü mü, insan için tehlike baş gösterir. Delilik, aklın içgüdülerle karşılıkı etki gücünü yitirmesi ve donmuş alışkanlıklar ağına teslim olmasıdır. Bir alışkanlık yolunda aklın betonlaşması. Medeniyetlerin yıkılması da böyle açıklanabilir. İnsanlar, öyle donmuş tarihi şartlar ve biçimler içine girer ki, ruh yaşama sevincini ve anlamını yitirir. Bu betonları kıracak bir çıkış yolu arar. İşte oruç, külü deşer, betonları kırar, eskiyen dünyayı tazeler, alışkanlıkları elâstikileştirir donmalarını önler, içgüdüleri pırıl pırıl yapar, insanı melankoliye düşmekten, yani eşyayla ilgiyi kesmekten korur, kâinatı yeniden yaşanmağa değer bir yer haline getirir, insanı yeni doğmuşcası
na yaşamaya hevesli, iştihalı bir yeni insan yapar.

Samanyolunda Ziyafet, Sezai Karakoç (Sayfa 8)Samanyolunda Ziyafet, Sezai Karakoç (Sayfa 8)

Var bir sebebi biliyorum.
Gözaltıların mor.
Bir gece daha uykusuz geçiriyorsun.
Biliyorum, düşüncelerin uyumana engel oluyor.
Biliyorum, kafanı yastığa koyduğunda gözlerin doluyor.
Biliyorum, yanında uyuduğunu hayal ediyorsun.
Seni neden sevmediğini sorguluyorsun.
Biliyorum, bazen kendinden nefret ediyorsun.
Şimdi sana sorsam "değer" dersin.
Durup düşünsene.
Değer verdiğin insan anlamıyorsa senin gözaltılarının mor olmasına ne kadar değer?
Bu gece uyu, sabah düşünürüz...

Gökay Sarı, Tatlı Rüyalar'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

Canıgüz’ün en beğendiğim romanı. İletişim yayınlarının günümüz yazarlarıyla yakaladığı bir imaj var, bu imajı pekiştirenlerden biri de Canıgüz.

Bu eserinde, başından sonuna yine absurd bir hikayeyi işleyen yazar, kurguyu gayet başarılı bir şekilde sistemlemiş; okuyucuya yalnızca tatlı dilli kalemi takip etmek düşüyor.

Bir eksiklik, yetersizlik veya kurguda herhangi bir olumsuz gedik bulmak istesem pek tabii bulabilirim, ancak bu yapabileceğim en gereksiz şeylerden biri olurdu herhalde.

Absurd ve gerçeküstü bu kurgu, mantık askılarına gayet düzgün bir şekilde yerleştirilmiş durumda, sürükleyici, nüktedan ve tebessümle biten bir kısa roman. Okumaya değer.

Nisanur, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Anımsamaya değer bir öykü....
Bir delikanlıyla bir genç kız birbirlerine çılgıncasına aşık olmuşlardı. Ve nişanlanmaya karar verdiler. Nişanlılar her zaman birbirlerine armağan sunarlar. Ama delikanlı yoksuldu-sahip olduğu tek zenginlik ona dedesinden kalan saatti. Sevgilisinin güzel saçlarını düşünerek, ona çok güzel bir gümüş tarak alabilmek için, dedesinden kalan saati satmaya karar verdi.

Genç kızın da sevdiği erkeğe nişanlılık armağanı alacak parası yoktu. O da, yaşadığı yerin en büyük tüccarına giderek saçlarını sattı. Eline geçen parayla da, sevdiği adamın saatine altın bir köstek satın aldı.

Ve nişanlanacakları gün yeniden buluştuklarında, genç kız ona, sattığı saat için bir köstek armağan etti; delikanlıysa genç kıza, kestirdiği saçlarını taraması için gümüş bir tarak.

Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 205 - can)Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho (Sayfa 205 - can)

Merhaba arkadaşlar :)) İyi akşamlar :))

Bazen sayıp değer verip takip ettiklerimiz, paylaşımlarını beğendiğimiz insanlar, anlam veremediğimiz şekilde görmezden geliyorlar yorumlarımızı ya da gösterilen arkadaşlığı, takdiri... Düşündüğümde dünya görüşünün farklılığından başka bir neden bulamıyorum bu tip davranışlar için...
Üzücü, çünkü dünya görüşünün farklı olmasından dolayı insanlar insanları kayıtsızca harcıyor. Aslında insan belli bir kalitenin üstüne çıkabildiğinde, insanı insan olarak görüp yüreğiyle değerlendirdiğinde böyle şeylerden vazgeçiyor ister istemez, çok daha derin bakabiliyor 'insan'a'...

Yunus Emre'nin dediği gibi;

Yaradılanı severim, Yaradan'dan Ötürü..

Ben güzel yürekli insanları kaçırmak istemem hiç bir zaman! Sevgiye değer veriyorsa, nefret söylemleriyle hareket etmiyorsa, insanları aşağılamıyorsa, insana insan olduğu için değer veriyorsa, saygılı, nitelikli, en azından gerçekten temiz yürekliyse ve söylemek isterim ki; temiz yürekli olmak, zor zenaat :)) Dünya görüşüyle değerlendirmem. Güzel insanları severim, değer veririm. O yüzden de bu tip davranışları ilk etapta anlamakta zorluk çekiyorum... Böyle davranan insan, kendi kaybeder. Güzel insanları ve güzel bir insan olma şansını yitirir.

İnsanlık gökkuşağının renkleri gibi, her güzelliğin, içinde sevgi olan herkesin tek tek ayrı bir kıymeti var ve insanın vâroluşuna bir zenginlik her güzel yürek :)) Güzel insanlardan bir gökkuşağımız olsa fenâ mı olur arkadaşlarım?.. :)) Kimiz ki, insanları yargılıyor, sınıflandırıyor, kategorilere koyup, sınırlar çiziyor ve kimi ezip geçtiğimize bakmadan gönüller yıkabiliyoruz? Ha?..

Omer Demir, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Sokrates
Yaşamın ancak ne yaptığınızı düşünürseniz yaşanmaya değer olduğunu söylemişti. *Sokrates* Sorgulanmamış bir varoluş koyunlara uygundur, insanlara değil.

Felsefenin Kısa Tarihi, Nigel Warburton (Sayfa 15 - Alfa Yayınları)Felsefenin Kısa Tarihi, Nigel Warburton (Sayfa 15 - Alfa Yayınları)